YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1189
KARAR NO : 2007/2084
KARAR TARİHİ : 31.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Yerel bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılarak tapu kaydında yazılı her sınır hakkında ayrıntılı inandırıcı bilgi alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden tanık dinlenmesi, komşu kayıtlardan yararlanılarak bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi, tapu kaydı kapsamı dışında kalan kesimler için 3402 Sayılı Yasa’nın 14-17. maddelerinde öngörülen sınırlamalar da göz önüne alınarak zilyetlikle kazanma koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 497, 146 ve 166 parsellerle ilgili davanın kabulüne, taşınmazlarlardaki 40/120 Hazine payının iptaliyle payları oranında davacılar adına tapuya tesciline, davacıların 303 parsel ile ilgili davalarının kısmen kabulüne, taşınmazın fen bilirkişisinin 26.5.2005 tarihli raporunda siyah taralı olarak gösterilen 100 dönüm miktarındaki bölümün Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verildiği halde yapılan araştırma ve inceleme ile tapu ve vergi kaydı uygulaması karar vermeye yeterli değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı dayanağı tapu kayıtlarının … … … …’a ait olan Sülüsan hissesi dışındaki 1/3 hisseye ilişkin Hazine adına tapu kaydı olup olmadığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesinden de sorulmak suretiyle araştırılmalı, taşınmazların davacıların miras bırakanı … …’ten intikal ettiği belirtildiğine göre … … ile mirasçıları olan kişiler adına kayıt ve belgesiz olarak arazi tespit ve tescil edilip edilmediği, Tapu Sicil, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorularak saptanmalı, bu parsellere ilişkin tespit tutanakları ve tapu kayıtları celbedilmelidir. Bundan sonra var ise Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesinden getirtilecek sülüsan hisse dışındaki 1/3 hisseye ilişkin Hazine tapusu ve davacı taraf dayanağı tapu ve vergi kayıtları mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuruyla icra edilecek keşifte uygulanmalı,
teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmelidir. Ayrıca mahkeme; davacılar ile murislerinin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinmediklerini kabul etmek suretiyle karar vermiş ise de, dosya kapsamındaki 429, 454, 502, 251, 236, 498, 496, 488, 387, 407, 212, 232, 188 sayılı parsellere ilişkin tespit tutanaklarından mahkeme kabulünün aksine davacıların belgesiz olarak zilyetlikle taşınmaz edindikleri anlaşılmaktadır. Aynı çalışma alanı içinde kayıt ve belgesiz olarak 100 dönümden fazla kuru arazinin zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığı nazara alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve sonucuna göre miktar sınırlandırılması da dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulmalıdır. Bu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.