YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1639
KARAR NO : 2007/1338
KARAR TARİHİ : 17.04.2007
MAHKEMESİ : Fatih İcra Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’in 2004 sayılı İİK’nun 337/1. maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, Fatih İcra Mahkemesinin 17.10.2006 tarihli ve 2006/701-2248 sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 19.3.2007 gün ve 14494 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C. Başsavcılığının 4.4.2007 gün ve 2007/62033 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi.
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, borçlu sanığa ödeme emrinin 8.3.2006 tarihinde tebliğ edildiği, 7 günlük yasal süre dolmadan sanığın 14.3.2006 tarihinde Fatih 2. İcra Müdürlüğüne mal beyanında bulunduğu ve suç unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden kararın bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu sanık hakkında Fatih 2. İcra Müdürlüğünün 2006/1060 esas sayılı dosyası ile yapılan takipte, ödeme emrinin bizzat 8.3.2006 tarihinde kendisine tebliği üzerine 14.3.2006 tarihinde mal beyanında bulunduğu, takibin de kesinleştiği anlaşılmıştır.
Borçlu sanık tarafından verilen mal beyanı dilekçesi üzerinde yapılan incelemede; İcra ve İflas Kanunu’nun 74. maddesinde, “mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde gerekse üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında borcuna yetecek miktarın nev’i ve mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir.” amir hükmünü içermektedir. Somut olayda borçlu sanık borcunu ne şekilde ödeyeceğini bildirmediği gibi, mal beyanı dilekçesinde de, sadece evinde borcu karşılamaktan uzak miktardaki haczi kabil mobilyalarını göstermekle yetindiği, mal beyanı dilekçesinin İİK’nun 74. maddesinde belirtilen unsurları taşımadığının belirlenmesi karşısında, 15.3.2006 olan suç tarihine göre mal beyanında bulunmayan borçlunun eyleminin, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun ile değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesine göre suç teşkil edip anılan maddede öngörülen 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.4.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
…