Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/1651 E. 2007/1585 K. 03.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1651
KARAR NO : 2007/1585
KARAR TARİHİ : 03.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 180 parsel sayılı 7.694.43 ve 111 ada 181 parsel sayılı 8.860.70 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile 1/2 şer hisse olarak davalılar … … ve ölü … … adına tespit edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içerisinde irsen intikal ve taksim yapılmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, Davacılar Veysel ve Sadık … davasının kabulüne çekişmeli parsellerin … … mirasçıları adına iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereğince tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar … … mirasçılarıdır. Mahkemece çekişmeli parsellerin davacıların ve davalı …’nin murisi …’in babası … …’tan geldiği ve … …’ın 1946-1947 tarihinden bu yana zilyetliğinde bulunduğu, … mirasçıları arasında taksim yapılmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; çekişmeli taşınmazların tarafların dedeleri …’e ait iken 28.05.1948 tarihli noter senedi ile … … tarafından davalı … ile eşi …’ye satıldığı, satış tarihinden …’in ölerek davalıların mirasçı sıfatını kazandıkları 1984 yılına kadar 36 yıl süre ile çekişmeli taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığı, satışın yapıldığı tarihte … ve … … hayatta olduğundan davalıların 3. kişi durumunda olup zilyetliklerinin mirasçı sıfatı ile olmadığı, davalılar lehine 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki zilyetlikle edinme koşulları gerçekleştiğinden davanın reddine … parselin davalı taraf adına tesciline taşınmaz üzerinde muris … tarafından yaptırılan evin 3402 sayılı Kanun’un 19/2.maddesi gereğince muhdesat olarak gösterilmesine karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabülü ile hükmün BOZULMASINA, 03.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.