YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1947
KARAR NO : 2007/1828
KARAR TARİHİ : 21.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 279 ada 12 parsel sayılı 184 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı Hazine, taşınmazın mağara vasfı ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile; çekişme konusu 272 ada 12 parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 45 metrekarelik kısmının ayrı parsel altında ve iştirak halinde mülkiyet şeklinde tespit maliki Müslüm İldağ mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tefhim edilen kısa kararda niza konusu taşınmazın teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 45 metrekarelik kısmın davalı mirasçıları adına aynı parsel altında, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlarının da son parsel numarası verilmek kaydıyla Hazine adına tesciline karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davanın kısmen kabulü ile niza konusu 272 ada 12 parselin (A) harfi ile gösterilen 45 metrekarelik kısmın davalı mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, taşınmazın kalan ve krokisinde (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımları hakkında hüküm kurulmamıştır. Böylece tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana gelmiştir. Her ne kadar mahkemece komşu parsel tutanak ve dayanakları celp edilerek mahallinde yapılan keşifte uygulanmamış, teknik bilirkişi raporuna göre batı sınırında Birecik Kale Suru bulunduğu anlaşılmakla, taşınmaz hakkında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu yönünden ve zilyetlikle iktisap yönünden araştırma ve değerlendirme yapılmamış ise de; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 381. maddesi ve 10.4.1992 gün,1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması müstakil bozma nedeni sayıldığından, ayrıca kadastro hakimi doğru ve infazı mümkün sicil oluşturmakla yükümlü bulunduğundan, Hazinenin temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına 21.5.2007gününde oybirliği ile karar verildi.