YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2087
KARAR NO : 2007/2371
KARAR TARİHİ : 21.06.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 201 ada 17 parsel sayılı 79133.14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz verasette iştiraken … mirasçıları, 201 ada 49 parsel sayılı 24813.71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz …, 201 ada 51 parsel sayılı 90137.70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz verasette iştiraken Mustafa Yürük mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde adına tespit edilen 201 ada 16, 50, 90 ve 103 parsel sayılı taşınmazların dayanak tapu kayıtlarına göre eksik tespit edilen miktarlarının komşu taşınmazlardan karşılanması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğiyle uyumlu bulunmamaktadır. Davacı, dayanak tapu kayıtları miktarlarına göre, adına tespit edilmiş 201 ada 16, 50, 90 ve 103 parsel sayılı taşınmazların miktarlarında meydana gelen eksilmenin karşılanması istemiyle dava dilekçesinde ve dahili dava dilekçesinde gösterdiği davalılara karşı dava açmıştır. Dosya içine getirtilen tutanak ve tutanak örneklerine göre, husumet yöneltilen davalılardan bir kısmının davacı adına tespit edilmiş taşınmazların komşu parsel maliklerinden oldukları, mahkemece de bu kişiler adına tespit edilmiş 201 ada 17, 49 ve 51 parsel sayılı taşınmazların dava konusu olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, dava dilekçesi ve dahili dava dilekçesi ile husumet yönelttiği kişilere tebligat yapılabilmesi için gerekli tebligat giderlerini karşılamış, bazı davalıların bildirilen adreslerinde bulunmamaları nedeniyle kendilerine dava dilekçeleri tebliğ edilememiş ve mahkemece taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmuştur. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup mahkemece resen gözetilmesi zorunludur. Taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için, davacıdan kendi adına tespit edilmiş taşınmazlara komşu hangi taşınmazlara husumet yönelttiği açıkca sorulup saptanmalı, bu parsellerin tespit maliklerine dava dilekçeleri tebliğ edilerek usulen taraf teşkili sağlanmalıdır. Bundan sonra tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm deliller celbedildikten sonra mahallinde usulen keşif yapılmalı, davacıya ait taşınmazların miktarlarında dayanak tapu kayıtları miktarlarına göre meydana gelen eksilmelerin nereden kaynaklandığı, araştırılmalı ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacı …’ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.6.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.