Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3278 E. 2007/4575 K. 20.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3278
KARAR NO : 2007/4575
KARAR TARİHİ : 20.11.2007

MAHKEMESİ : İstanbul 8. İcra Mahkemesi

İİK’nun 337/a maddesine muhalefet etmek suçundan sanık … hakkında açılan davada müştekinin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle düşürülmesine, diğer sanıklar hakkında açılan davanın ise CMK’nun 223/8.maddesi gereği düşürülmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Ticareti terk etmek suçundan açılan davada, 14.12.2006 tarih, 2005/4824 esas ve 2006/867 sayı ile sanıklardan … hakkında müşteki vekili şikayetinden feragat ettiğinden şikayet hakkının İİK’nun 354.maddesi gereğince düşürülmesine, yargılamanın durdurulmasına, iddialarla ilgili dava açılıp açılmaması hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair karara karşı Cumhuriyet Savcısının itirazının İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesince 5.2.2007 … ve 2007/97 Değişik iş sayı ile kabul edilerek İcra Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, şahsi dava dilekçesi üzerinden yargılamaya kaldığı yerden mahkemesince devam olunmasına karar verilmesi nedeniyle dosyayı yeniden ele alan İcra Mahkemesinin bu kez “….dava şartının gerçekleşmediği ve gerçekleşmeyeceği anlaşılmakla… davanın CMK.nun 223/8.maddesi gereğince düşürülmesine” karar verildiği anlaşılmaktadır.
Müşteki vekilinin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle Sanık … hakkında İİK’nun 354.maddesi uyarınca davanın düşürülmesi yerine şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi isabetsiz ise de, bu karara karşı müşteki vekili tarafından yasa yollarına başvurulmamış olması, Cumhuriyet Savcısının da itiraz sebebi olarak davanın iddianame ile açılmasının gerekmediğine ilişkin bulunduğu dikkate alındığında, … hakkında 14.12.2006 tarihinde verilen düşme kararı kesinleşmiş olup, adı geçen hakkında aynı mahkemece verilen 9.2.2007 tarih ve 2007/579-654 sayılı kararının yok hükmünde olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca;
Diğer sanıklar yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda;
Sanıklara isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 337/a.maddesinde düzenlenmiş olup,buna göre, 44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlunun, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, cezalandırılacağının düzenlenmiş olması, yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanıklara yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesine verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanacağı nitekim somut olayda dilekçe ile İcra Mahkemesine başvurulduğu gözönüne alındığında, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün istem gibi BOZULMASINA, 20.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.