YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3561
KARAR NO : 2007/4414
KARAR TARİHİ : 13.11.2007
MAHKEMESİ : ÇUBUK İCRA MAHKEMESİ
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’ın 5358 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesi uyarınca 10 … disiplin hapsi cezalandırılmasına dair, Çubuk İcra Mahkemesinin 26.07.2005 tarihli ve 2005/34-111 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 05.06.2007 … ve 29350 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 01.08.2007 … ve K.Y.B.2007/136581 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre; Borçlu sanık hakkında yürütülen icra takip dosyasında ödeme emrinin 14.01.2005 tarihinde usulüne uygun borçlu sanığa tebliğ edildiği, borçlu sanığın mal beyanında bulunmadığı, suçun 25.01.2005 gününde işlendiğinin kabulü gerekmektedir.
Mal beyanında bulunmamak eylemi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesinin 1.fıkrasında, “müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı beyanda bulunmayan borçlular, alacaklının şikayeti üzerine, icra mahkemesi tarafından on günden bir aya kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılırlar. Borçlunun haczi kabil mallarını alacaklının bildiği veya bilmesi lazım geldiği takdirde yahut borcu karşılayacak miktarda malın haczedilmesi halinde borçluya ceza verilmez.” şeklindeki düzenleme ile yaptırım altına alınmış iken, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 7.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesinin 1.fıkrası, “müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı beyanda bulunmayan borçlu, alacaklının şikayeti üzerine, on … disiplin hapsi cezası ile cezalandırılır. Alacaklının alacağını karşılayacak miktarda malın haczedilmesi veya borcun ödenmesi halinde, bu ceza düşer.” ifadesi ile müeyyide altına alınmak suretiyle değiştirilmiştir.
Bu durumda 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür………” hükmü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi gözönünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatlar Yasası’nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3.maddelerine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlendiği tebliğname yerinde görülmekle Çubuk İcra Mahkemesinin 26.07.2005 … ve 2005/34-111 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’ın 5349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa’nın 7., 5237 sayılı TCK’nun 52/2.maddeleri dikkate alınarak 10 … karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 YTL’den hesaplanarak sonuç olarak 200.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 13.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.