Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/4749 E. 2007/4595 K. 20.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4749
KARAR NO : 2007/4595
KARAR TARİHİ : 20.11.2007

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek suçundan şüpheliler …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kadıköy C.Başsavcılığınca düzenlenen 09.03.2007 tarihli ve 2007/13052-7107 sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulüne ve kamu davası açılmak üzere kararın kaldırılmasına ilişkin, mercii Üsküdar 3.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 19.04.2007 tarihli ve 2007/450 değişik iş sayılı kararı kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanıklara isnat olunan suç 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 331.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6.fıkrasında “Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur” hükmünün yer aldığı, öte yandan aynı kanunun “Muhakeme Usulü” başlıklı 349/1. maddesinde, muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre, şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğü giren 5358 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346. maddesinin son fıkrasındaki “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanıklara yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesine verilecek dilekçe ile yargılamaya başlanması gerektiği, bu hususun benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 14.06.2006 tarihli ve 2006/1905-4592 sayılı ilamı ile de kabul edilmiş olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde itirazın reddine isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 13.09.2007 … ve 46069 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 09.10.2007 … ve K.Y.B.2007/192777 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklara isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 331.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6.fıkrasında “bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur” yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanıklara yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesince verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanacağı hususu gözönüne alındığında, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Üsküdar 3.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 19.04.2007 tarihli ve 2007/450 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahalli mahkemesine iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2007 gününde oy birliğiile karar verildi.