Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/3011 E. 2008/6784 K. 28.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3011
KARAR NO : 2008/6784
KARAR TARİHİ : 28.10.2008

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı taşıma kooperatifinden ihraç edildiklerini, oysa ihtarların tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek, ihraç kararlarının iptalini, bu mümkün olmaz ise alacaklarına karşılık şimdilik her davacı için 2.000,00-YTL’nin temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların ihtarlara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacılara gönderilen ihtarların tebliğ edilmediği için usulsüz oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıların ihraçlarına ilişkin kararların iptali istemine ilişkin olup, davacılar 2001 yılı içinde davalı kooperatiften ihraç edilmişler ancak 26.01.2007 tarihinde bu davayı açılmışlardır. Mahkemece, “davacılara ihtar çekilmediği ve usulüne uygun olarak ihraç kararlarının tebliğ edilmediği” gerekçesiyle, davanın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16. maddesinde öngörülen 3 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiş ve ihtarların geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; öncelikle davacılara ihraç kararı ilanen tebliğ edildiği halde, bu tebliğin hangi gerekçe ile geçersiz olduğu ve buna göre davanın hangi gerekçe ile hak düşürücü süresi içinde açıldığının kabul edildiği kararda açıklanmaksızın ve bunun yanında ödeme yükümlülüklerinin akıbetini takip etmeyen davacı üyelerin, aradan geçen 5 yılı aşkın süre boyunca kooperatifle ilişki kurmamaları, genel kurullara katılmamaları ve sonra bu davayı açmalarının, TMK’nın 2. maddesi hükmüne aykırı düşüp düşmediği tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan, davacıların ihraç kararlarından sonra kooperatife başvuru yaptıkları, buna göre ihraç kararından haberdar oldukları da savunulmuş ise de bu husus da kararda değerlendirilmemiştir. O halde, mahkemece, somut olayın, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, temyiz itirazları yukarıdaki nedenlerle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 28.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.