Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5456 E. 2009/5060 K. 07.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5456
KARAR NO : 2009/5060
KARAR TARİHİ : 07.07.2009

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında, tazminat ve menfi tespit istemlerine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkiline davalı kooperatiften aldığı konutun eksik olarak teslim edildiği gibi ayrıca 1.500.000.000-TL (1.500,00-YTL) ek ödeme istendiğini, oysa borcu bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile 13.340.000.000-TL 13.340,00-YTL eksik imalat bedelinin temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının kooperatiften daire satın aldığını, ayrıca kooperatif üyesi olduğunu, daha önce ödediği paranın ise satın alma tarihine kadar yapılan işe karşılık alındığını ve davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemenin, davanın reddine ilişkin ilk kararı, Yargıtay 11. HD’nce, bozulmuş, Yargıtay bozma ilamında özetle “Davacının kooperatiften ihraç edildiği, ancak ihraç kararının iptali için dava açıldığı, bu davanın görülebilmesi için davacının kooperatif üyesi olmasının şart olduğu, bu nedenle ihraç kararının iptali davasının sonuçlanmasının beklenmesi gerektiği” belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda, davacının halen üye olduğu, kooperatife 1.500-YTL borcunun bulunduğu ve konutların inşaatının tamamlanmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı eksik imalat nedeniyle tazminat ve menfi tespit istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de; davada davacının kooperatiften daire satın aldığı, bu nedenle peşin ödemeli üye olduğu şeklinde iddialara dayanılmış olup, bozma öncesinde yapılan ilk yargılamada alınan bilirkişi raporu ile ek raporda bu iddiaları kısmen doğrular nitelikte alternatifli açıklamalarda bulunulmuştur. Mahkemenin, davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği gerekçesiyle bu davanın reddine ilişkin kararını Yargıtay 11. HD’nce bozulması üzerine, davacının üye olduğunun kesinleşmesinden sonra, yukarıda açıklanan ve henüz belirlenmemiş hususlar tartışılıp değerlendirilmeden, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir. Bu durumda mahkemece, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporu ve ek rapor çerçevesinde, davacının peşin üye ya da normal üye statüsünden hangisine sahip olduğu açıklığa kavuşturulduktan sonra, 1.500,00-YTL aidat borcunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, eksik imalat nedeniyle istenilen tazminat bakımından da davacının kendisi gibi peşin üyelik statüsü ile üye olanlara dairelerinin tamamlanmış olarak teslim edildiğine ilişkin iddiasının araştırılması, buna göre eşitlik ilkesi gereğince davacıya da tamamlanmış konut verilmesi gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması
isabetsiz. temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 07.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.