Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5458 E. 2008/6159 K. 14.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5458
KARAR NO : 2008/6159
KARAR TARİHİ : 14.10.2008

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında kooperatif eski yöneticisinin neden olduğu zararların tazminine ilişkin tazminat davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … Kazancı vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen … Yapı Kooperatifi vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yöneticisi olan davalının, dairelerin yapımında yapılan usulsüzlükler ve fazla ödemelerle kooperatifi zarara uğrattığını ileri sürerek, 100.000,00 YTL tazminatın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın usulüne uygun açılmadığını ve sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının kısmen zarara neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 16.000,00 YTL’nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Davacı vekilinin temyizine gelince; dava, kooperatif eski yöneticisi hakkında açılan tazminat davası olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, reddedilen tazminat kalemleri bakımından, zararın ve davalının sorumluluğunun ispatlanamadığı gerekçelerine dayanılmıştır. Oysa davalı eski yöneticinin sorumluluğu, ispat külfeti ters çevrilmiş kusur sorumluluğudur. Kural olarak, yönetim kurulu üyeleri kooperatif adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulmazlar ise de; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollaması ile TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde kusursuz olduklarını ispat etmedikçe yöneticiler uğranılan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. Bu bağlamda, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucu meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. Davada, kusurlu olmadıklarının davalı yöneticilerce ispatlanması gereklidir. Başka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu yönetim kurulu üyeleri için kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul etmiştir. (… Eriş-Ticari İşletme ve Şirketler-s.1941, 1942, 1999) Bu açıklamalar çerçevesinde, somut olaya dönüldüğünde, 22 daire yerine 23 dairenin PVC işlerini ihale edilmesine ilişkin olarak, sözleşmelerde daire sayısından bahsedilmediği gerekçesiyle reddedilmiş ise de mahkemece bu hususta gerektiğinde tanık da dinlenerek iddianın araştırılması gereklidir. ./..

2008/5458-6158 Sh:2

Bir inşaatta çıkma PVC kullanılması nedeniyle ikinci kez imalat yapılması sonucunda bir zarar doğmuş ve bunda yöneticinin kusuru olmadığı ispat edilememiş ise yönetici bu zarardan sorumlu olacaktır. Diğer yandan, binaların geç teslimi nedeniyle arsa sahiplerine ödenen tazminat bakımından, gecikmenin kusur ve sorumluluğu her bir yöneticinin görevi süresine göre ayrı ayrı ele alınıp buna göre davalının sorumluluğu değerlendirilmelidir. Ayrıca, davalı yöneticinin yüklenici firmalar ile yaptığı sözleşmelerde teminat mektubu almış olması, cezai şart öngörülmesi, bazılarına icra takibi başlatılmış olması da yöneticiyi sorumluluktan kurtarmaz. Bu konuda, kooperatifçe ilgili yüklenicilere gereksiz yere ödeme yapılmasıyla kooperatifin zararı oluşmuştur. Bu zararların geri ödenmesi için tüm yolların tüketilmesi, zararın doğmuş kabul edilmesi için zorunlu değildir. Kaldı ki, davacı tarafça, bu tedbirlerin sonuçsuz kaldığı savunulmuştur. Mahkemece, bu hususlar araştırılarak, davacının iddialarının aksine, hangi gerekçelerle zararın ilgili yüklenicilerden tahsil edilememesinde davalının kusurunun bulunmadığı ortaya konulmadan, yazılı gerekçelerle bir kısım tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.00 YTL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden tarafa iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.