YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5728
KARAR NO : 2008/6165
KARAR TARİHİ : 14.10.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Uyuşmazlık kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalının kooperatife bozuk nitelikli karışım zeytinyağı verdiğini, bunun boşaltıldığı tankerdeki zeytinyağına zarar verdiğini, bu suretle kooperatifin 16.736,70 YTL. zararının oluştuğu, bu zarara 4.505,52 YTL. faiz tahakkuk ettiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kooperatife 3 ton zeytinyağı verdiğini, zarara neden olan zeytinyağının müvekkilince verilmediğini, kendisinin bir talimatı olmaksızın … Dönmez isimli kişi tarafından verildiğini, bu nedenle zararla bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının zarara neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.736,70 YTL’nin 15.08.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, işlemiş faize ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı tarafın yerinde olmayan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda teslim alınan zeytinyağının sadece asit miktarına bakıldıktan sonra başkaca bir kontrol yapılmaksızın diğer zeytinyağlarına karıştırılması suretiyle oluşan zararda davacı kooperatifin de müterafik kusuru bulunduğu, belirtildiği halde bu husus değerlendirilmeden, gerektiğinde ek rapor ya da uzman bir bilirkişiye yeniden inceleme yaptırılarak yeni bir rapor alınmak suretiyle davacının müterafik kusuru belirlenmeden hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı vekilinin temyizine gelince; mahkemece ihtarname tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş ise de; davalıya gönderilen ihtarname ile yeniden temerrüt oluşturacak şekilde yeni bir süre verilmediği gibi, hesaplanan işlemiş faiz dahi istenmekte olduğundan temerrüt faizinin başlangıcının ihtarnamenin tebliği tarihi olarak kabulü yerinde değildir. Kararda yasal faize hükmedilmesi doğru ise de BK.nın 98. maddesi dikkate alındığında, sözleşme ilişkisinde haksız eyleme ilişkin hükümlerin de uygulanmasının söz konusu olması nedeniyle, temerrüdün zarar tarihinde oluştuğunun kabulü ile faizin başlangıcının zararın doğduğu tarihe göre belirlenmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.00 YTL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.