YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5951
KARAR NO : 2008/6169
KARAR TARİHİ : 14.10.2008
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında kooperatif eski yöneticisinin neden olduğu zararların tazminine ilişkin tazminat davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … ile aleyhine temyiz istenilen … Arsa Edinme Konut Yapı Kooperatifi vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların, kooperatife ait inşaatların yapımında usulsüz harcama yaptıklarını, kooperatif kayıtlarında 202.929.337.597 TL harcama görüldüğünü, oysa delil tespitinde inşaat maliyetinin 170.418.057.014 TL olduğunun belirlendiğini, bu durumda 32.511.280.583 TL zarara neden olunduğunu ileri sürerek, ıslahla birlikte 54.382.234.159 TL’nin temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılardan …, … ve … ’ın vekili, müvekkillerinin 2001 yılında görevlerinin sona erdiğini, makbuz karşılığı ödemelerin dikkate alınıp alınmadığını bilmediklerini savunmuştur. Ayrıca davalı … , kooperatifin işlerinin … tarafından yürütüldüğünü ve kendisinin yöneticilikten istifa ettiğini savunmuştur. Davalı … , kendisinin kısa bir süre görev yaptığını ve istemin zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Mahkemece, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, inşaatlar nedeniyle davacı kooperatifin zarara uğratıldığı, davacının istemini 32.511.280.583 TL ile bağladığı, davalılardan … ve …’nun kuruluştan 2001 yılına kadar görev yaptıkları, diğer yöneticilerin kısa dönemlerde görev yaptıkları, zararların hangi yıl ne kadar olduğunun anlaşılamadığı, davalı … bakımından hem TTK.nın 309. maddesindeki zamanaşımının dolduğu, hem de … ve … ile birlikte bu üç davalının zarara iştirak ettiklerinin kesin ispatlanamadığı gerekçeleriyle, davalılardan … ve … bakımından davanın kısmen kabulü ile 32.511,28-YTL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle bu davalılardan tahsiline, diğer davalılar …, … ve … bakımından ise davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalılardan …, … vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delilerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde olmayan diğer temyiz
./..
2008/5951-6169 Sh:2
itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak, mahkemece davalılardan … ile … hakkında, oluşan zararların hangi tarihlerde meydana geldiği belirlenemediğinden bu davalılar hakkında davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Çünkü davalı eski yöneticilerin sorumluluğu, ispat külfeti ters çevrilmiş kusur sorumluluğudur. Kural olarak, yönetim kurulu üyeleri kooperatif adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulmazlar ise de; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollaması ile TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde kusursuz olduklarını ispat etmedikçe yöneticiler uğranılan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. Bu bağlamda, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucu meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. Başka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu yönetim kurulu üyeleri için kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul etmiştir. (… İşletme ve Şirketler-s.1941, 1942, 1999) Bu açıklamalar çerçevesinde, somut olaya dönüldüğünde, mahkemece gerektiğinde kooperatif merkezinde keşif yapılarak, yıllara göre inşaatların yapım aşamaları belirlenerek, davalılardan … ile …’ın görev sürelerinde oluşan zararın araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, iddianın aksine oluşan zararlarda diğer iki davalının kusurunun hangi gerekçelerle bulunmadığı ortaya konulmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.