YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6265
KARAR NO : 2008/6172
KARAR TARİHİ : 14.10.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında kooperatif eski yöneticisinin neden olduğu zararların tazminine ilişkin tazminat davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … ve arkadaşları vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yöneticisi olan davalıların, hesap tetkik komisyonu raporu ile belirlendiği surette kooperatifi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, 23.989.347.030-TL zararın temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı … duruşmaya katılarak ve diğer iki davalı yazılı cevaplarında, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporları ve davalıların yargılandığı Ağır Ceza dava dosyası kapsamında, kooperatifi zarara uğrattıkları gerekçesiyle, davanın kabulüne, 23.989.34-YTL’nin temerrüt faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş; karar davalılardan … ve … vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatifin eski yöneticilerinin neden oldukları zararların tazmini istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi hükmüne göre, bu Kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda TTK’nun Anonim Şirketlere ait hükümleri uygulanır. TTK’nun konuya ilişkin 341. maddesi hükmüne göre, yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi için genel kuruldan bu konuda izin alınması ve davanın da denetçilerce açılması gerekir. Dava dosyasında, dava dilekçesi ekinde herhangi bir vekaletname bulunmamaktadır. Dava kooperatif adına açılmış ve dilekçe ekinde vekaletname olduğu sanılarak dosyaya konulan ihtarnamenin ekinde de yöneticilerin imza sirküleri bulunmaktadır. Bu durumda, davanın TTK’nun 341. maddesinde belirlenen koşullar yerine getirilmeksizin açıldığının anlaşılmasına göre, bu eksiklik usule ilişkin bir sorun oluşturmakla, HUMK’nın 39 ve 40. maddeleri uyarınca giderilmesi amacıyla davacı tarafa uygun süre tanınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dava şartı olan bu yön üzerinde durulmaksızın işin esasına girilerek karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre; dosyada mevcut üç rapor da sadece inşaat mühendislerince düzenlenmiş ve yapılan inşaatlar ile kooperatifin aidat gelirlerinin karşılaştırılması biçiminde rapor düzenlenmiştir. Bu raporlara, davalılar vekilince itiraz edilmiş olup, bu itirazlar karşılanmamıştır. Ayrıca, savunmada da belirtildiği üzere, kooperatif zararları esas itibarıyla kooperatif defter ve kayıtları ile banka hesap kayıtlarının incelenmesi ve kooperatifin tüm gelir ve giderlerinin dikkate alınması suretiyle ortaya çıkacağından, tüm bu hususlarda da araştırma yapılması, bu bağlamda, daha sonraki yıllarda kayıtlara geçirildiği savunulan kalemlerin de bu yönden
./…
2008/6265-6172 (2)
değerlendirilmesi gereklidir. Diğer yandan, bu dava esas itibarıyla haksız eyleme dayalı tazminat davası olduğundan, BK.nın 42. ve devamı maddeleri kapsamında mahkemece zararın varlığı ile tazminatın miktarına ilişkin delillerin gerektiğinde resen araştırılması gerekli olup, bu kapsamda her ne kadar davaya konu zararlar hakkında açılan ceza davasına ilişkin Yargıtay bozma ilamında bu davanın sonucunun beklenmesine karar verilmiş ise de; ceza davasında toplanan deliller ile ceza davasındaki Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususların araştırılması, delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir. Bu itibarla, yukarıda açıklandığı üzere kabul şekli bakımından da eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmadığından, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.00.YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, oybirliğiyle karar verildi.