Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6278 E. 2009/8470 K. 08.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6278
KARAR NO : 2009/8470
KARAR TARİHİ : 08.12.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı menfi tespit istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften kullandığı kredi borcunun tamamını ödediğini, kooperatife sorduğunda borcunun olmadığının söylendiğini, aradan 4 yıl geçtiğini, faiz alacağı var ise de bunun zamanaşımına uğradığını, ancak haksız olarak müvekkili hakkında icra takibi yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin kooperatife borçlu olmadığının tespiti ile % 40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının kredi borcu ve ödenmeyen faiz borcu nedeniyle davalı kooperatife borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, aidat borcuna ilişkin menfi tespit davası olup, davacı tarafça aleyhlerine başlatılan 6.385,00-YTL’lik icra takibine karşı hiç borçlu olmadıkları iddia edilmiş, alınan bilirkişi raporunda, faiz hakkı saklı tutulmadığı için faize ilişkin talepte bulunulamayacağı, ancak aksi görüş halinde ise sadece 303,54-YTL faiz borcunun bulunduğu belirtilmiştir. Esasen BK’nun 113. maddesinde halin icabı ifadesi ile açıklandığı üzere kooperatif alacaklarında temerrüdün oluşması için ihtara gerek bulunmamasına göre, mahkemenin bilirkişi raporuna aykırı olarak karar vermesi ilke olarak doğru ise de; mahkeme kararında borcun miktarının neye göre belirlendiği açıklanmadığı gibi bu hususta kararda da herhangi bir gerekçe gösterilmemiştir. Bu durumda mahkemece, önce davalı kooperatife dava konusu borcun niteliği açıklattırılarak, gerektiğinde TTK’nun 8. maddesi ile BK’nun 84. maddesi de dikkate alınarak, borç miktarının hesaplattırılması için bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.