Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/7770 E. 2008/8311 K. 23.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7770
KARAR NO : 2008/8311
KARAR TARİHİ : 23.12.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında, kooperatif genel kurul kararlarının iptali, üyeliğin sona erdirilmesi ve kooperatifin münfesih sayılması istemlerine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vs. vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi olduklarını, tüm yükümlülükleri yerine getirdiklerini, kendilerine peşin ödeme yapılması halinde tapu verileceğinin söylenmesi üzerine peşin ödeme de yaptıklarını, 1997 yılında müvekkillerine daire tapularının verildiğini, ancak daha sonra müvekkillerine borç çıkarıldığını, oysa bu borcun yasal dayanağının bulunmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin üyelik kaydının iptali ile sona erdirilmesini, kooperatifin müvekkilleri yönünden münfesih sayılmasını, 1997 tarihinden itibaren yapılan genel kurulların usulsüzlük nedeniyle iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kooperatifin fesih ve tasfiyesinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve anasözleşme kapsamında yapılacağını, haklarında açılmış ve devam eden davaların bulunduğu için fesih ve tasfiyenin mümkün olamayacağını ve davacıların böyle bir istemde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davaya konu genel kurul kararlarının iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı, kooperatifin fesih ve tasfiye aşamasına gelmediği ve davacıların üyelikten çıkmasının mümkün olması nedeniyle mahkemeden istenemeyeceği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, genel kurullarda toplantı nisabının bulunmadığı iddiaları hakkında, bir aylık yasal sürede dava açılmadığı için iptali gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesi ile genel kurul kararlarının iptali istemleri de tümüyle reddedilmiştir. Oysa 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun toplantı yeter sayısına ilişkin 45., temsile ilişkin 49., kararların geçerliliğine ilişkin 51. ve ortakların paylarının artırılmasına ilişkin 52. maddelerindeki hükümler emredici nitelikte olduğundan, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, B.K.nun 19 ve 20. maddeleri hükümleri gereğince, mutlak butlanla sakattırlar. İptalleri için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma
şartı aranmayacağı gibi, bu davaların bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olma zorunluluğu da yoktur. Somut olayda davacılar vekilinin, genel kurullarda 1163 S.K.nun 45. ve 51. maddesine göre toplantı ve karar nisabına uyulmamış olduğu hususundaki iddiaları yönünden bu davanın bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmasının zorunlu olmaması nedeniyle açıklanan hususla ilgili yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.00 YTL veralet ücretinin, aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak kendilerini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacılara verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 23.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.