Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/861 E. 2008/851 K. 19.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/861
KARAR NO : 2008/851
KARAR TARİHİ : 19.02.2008

MAHKEMESİ : Tekirdağ İcra Mahkemesi

Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu …’nin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, Tekirdağ İcra Mahkemesinin 10.05.2007 tarihli ve 2006/6752 esas ve 2007/2016 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 25.10.2007 gün ve 53887 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 29.11.2007 gün ve K.Y.B.2007/240764 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçluya isnat edilen mal beyanında bulunmamak eylemi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesi ile 10 günden 1 aya kadar hafif hapis cezası ile müeyyide altına alınmış iken, 1 Haziran 2005 tarihinde mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair, 5358 sayılı Kanun’un 7.maddesi ile İİK’nun 337.maddesindeki eylemin müeyyidesi olarak 10 gün disiplin hapsi öngörülmüştür. Suç tarihi olan 16.04.2005 tarihinden sonra 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile Değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür…….” hükmü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi gözönünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3.maddesine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlendiği tebliğname yerinde görülmekle Tekirdağ İcra Mahkemesinin 10.05.2007 gün ve 2006/6752-2007/2016 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu …’nin 5349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa’nın 7., 5237 sayılı TCK’nun 52/2.maddeleri dikkate alınarak 10 gün karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Borçluya verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 YTL’den hesaplanarak sonuç olarak 200.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.2.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.