YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1740
KARAR NO : 2010/3973
KARAR TARİHİ : 01.06.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 21.10.2008 gün ve saatte temyiz edenlerden … Köyü Muhtarlığı vekili vekili Avukat …, Hazine vekili Avukat …, …, … …, … ile aleyhine temyiz istenilen … Köyü Tüzel Kişiliğini temsilen Muhtar … … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1664 parsel sayılı 26.800, 1665 parsel sayılı 5.950, 1666 parsel sayılı 38.100 ve 2087 parsel sayılı 2.578.730 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kayıtları nedeniyle ve eşit hisselerle …, … kızı … ve … kızı … adına tespit edilmişler, tespitlere karşı … …, taşınmazların … Köyü merası olduğu, … Köyü Muhtarı ise, taşınmazların kendi köylerinin merası olduğu iddiasıyla itiraz etmişlerdir. 1700 parsel sayılı 17.750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …, …, … … ve … … adlarına ve 1715 parsel sayılı 282.200 m2 yüzölçümlerindeki taşınmaz da ham toprak vasfıyla … adına tespit edilmişlerdir. Ancak daha sonra, söz konusu taşınmazların Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduklarından söz edilerek malik haneleri açık hale getirilmiştir. Davacı … … tarafından davalı … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan men’i müdahale davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilmiştir. Yargılama sırasında … …, …, … …, … …, … Köyü Muhtarlığı, … ve …, … ve Iğdır Belediye Başkanlığı yargılamaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli 1664, 1665, 1666 ve 2087 parsel sayılı taşınmazların hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda “… Köylüleri tarafından kullanıldığı tespit edilen (A) harfi ile gösterilen 1170 dönümlük yerin yaylakiye (yayla) olarak sınırlandırılmasına ve özel sicil defterine yazılmasına”, “… Köylüleri tarafından kullanıldığı tespit edilen (B) harfi ile gösterilen 1412 dönümlük yerin yaylakiye (yayla) olarak sınırlandırılmasına, özel sicil defterine yazılmasına”, 1700 ve 1715 parsel sayılı taşınmazların ise eşit paylarla … oğlu … …, … oğlu …
…, … oğlu …, … oğlu … adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … Köyü Muhtarlığı vekili, müdahil … … mirasçılarından … … ve arkadaşları, müdahiller … … ve arkadaşları, Hazine vekili, Iğdır Belediye Başkanlığı vekili, … ve … ile … oğlu … … ve … oğlu … … tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya kapsamına, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre müdahil … … mirasçıları … … ve arkadaşlarının, müdahil … … ve arkadaşlarının, Hazine vekilinin ve İğdır Belediye Başkanlığı vekilinin, kamu orta malı yayla vasfında bulunduğu anlaşılan 1664, 1665, 1666 ve 2087 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. … Köyü Muhtarlığı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; bu temyiz itirazları mahkemece aidiyet hususunda karar verilmiş bulunmasına yöneliktir. Gerçekten de Kadastro Mahkemelerinin kamu orta mallarının aidiyeti hususunda karar verme görevleri bulunmamaktadır. Mahkemece, kamu orta malı niteliğinde yayla olduğu tespit edilen çekişmeli 1664, 1665, 1666 ve 2087 parsel sayılı taşınmazların “kamu orta malı yayla” vasfıyla sınırlandırılmalarına ve özel siciline kayıt edilmesine karar vermekle yetinmek gerekirken görev sınırı aşılarak taşınmazların aidiyeti hususunda da karar verilmesi isabetsizdir. … Köyü Muhtarlığının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile 1664, 1665, 1666 ve 2087 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün BOZULMASINA,
2) Hazine vekili, … Köyü Muhtarlığı vekili, … …, … …, … ve … …’in 1700 ve 1715, müdahil … … ve arkadaşlarının ise 1715 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, söz konusu taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. 1700 ve 1715 parsel sayılı taşınmazlar başında yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimden kime ve ne surette intikal ettiği, hangi tarihten beri kimler tarafından ve ne şekilde kullanıldığı, üzerindeki zilyetliğin ilk kez hangi tarihte başladığı, doğusundaki yayla parseli ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında hüküm kurmaya yetecek ayrıntıda bilgi sunamamışlardır. Yine, çekişmeli taşınmazların batısında bulunan taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının tamamı ile tespit dayanağı kayıt ve belgelerin tamamı getirtilmemiş, keşif sırasında uygulanmamış, yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiştir. Ziraatçi bilirkişi kurulu raporu da kanaat edinmek için yeterli bulunmamaktadır. Diğer taraftan adlarına tescil kararı verilenlerden bir kısmı da temyiz dilekçelerinde 1715 parsel sayılı taşınmazın mera olduğundan söz etmişlerdir. Eksik inceleme ve yetersiz araştırmayla karar verilemez. Doğru sonuca ulaşabilmek için öncelikle çekişmeli taşınmazlara komşu tüm taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ile dayanağı bulunan tapu ve vergi kayıtları tüm tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, bundan sonra mahallinde davada yararı bulunmayan komşu köy ya da mahalleler halkından seçilmiş yöreyi iyi bilen, yaşlı ve ehil üç bilirkişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı vasıflara sahip kişiler arasından taraflarca gösterilecek tanıklar, üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu, bir fotoğrafçı bilirkişi ve bir fen elemanı bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera ya da yaylak olup olmadığı, özel mülk olarak zilyet edilip edilmediği, ediliyor ise yayla ya da
meradan açılıp açılmadığı, üzerlerindeki zilyetliğin ilk olarak hangi tarihte ve ne surette başladığı, zilyetliğin kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kimler tarafından ne kadar süreyle kullanıldığı, doğudaki yayla parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı ve yeterli bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki doğması halinde giderilmeye çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu mera ya da yayladan açılıp açılmadığı, ne kadar zamandır ve ne olarak kullanıldığı, toprak yapısı, bitki örtüsü, taşlılık oranı, eğimi gibi taşınmazların niteliğine etki edebilecek unsurları, komşu parsellerle kıyaslaması, doğudaki yayla parseli ile benzeşip benzeşmediği, arada ayırıcı bir unsurun bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli ve ayrıntılı rapor istenmeli, mahkeme gözlemi keşif zaptına ayrıntılı olarak geçirilmeli, fotoğrafçı bilirkişiden çekişmeli taşınmazların farklı yön ve açılardan görünümünü içeren ve komşu parsellerle mukayesesine imkan sağlar nitelikte fotoğraflar çekmesi istenmeli, fen bilirkişisine keşfi izlemeye olanak sağlar şekilde rapor ve harita düzenletilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekili, … Köyü Muhtarlığı vekili, … …, … …, … ve … …’in 1700 ve 1715, … … ve arkadaşlarının ise 1715 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile çekişmeli 1700 ve 1715 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.000. TL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz istenilen taraftan alınarak kendilerini duruşmada vekil ile temsil ettiren Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliğine verilmesine, 01.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.