Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/3409 E. 2009/4773 K. 29.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3409
KARAR NO : 2009/4773
KARAR TARİHİ : 29.06.2009

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. İCRA MAHKEMESİ

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’in İİK’nun 338.maddesi gereğince 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanık vekilinin temyiz itirazlarının reddine ancak;
İcra ve İflas Kanunu’nun “Beyanın muhteviyatı” başlıklı 74. maddesinde, “Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında borcuna yetecek miktarın nevi ve mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, suça konu 16.11.2008 tarihli mal bildiriminde borcun ne şekilde ödeneceği hususunun belirtilmemesi nedeniyle İİK’nun 74. maddesinde düzenlenen şartları taşır nitelikte mal beyanı olarak kabulü mümkün bulunmadığından isnat edilen suçun oluşmadığı nazara alınmayarak sanığın beraati yerine cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa’nın 23.maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 352/b maddesi yürürlükten kaldırılmış olup, hükmedilen cezanın şartları bulunduğu takdirde seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine bir engel bulunmadığı gözetilmeden, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden sanık hakkında tayin olunan cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesi ve ertelenmemesi,
İsabetsiz olduğundan temiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 29.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.