Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/5064 E. 2009/5670 K. 18.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5064
KARAR NO : 2009/5670
KARAR TARİHİ : 18.09.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 194 ada 3 parsel sayılı 14430.11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … vekili, yasal süresi içinde vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın tarla niteliği ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz ile taşınmaza komşu bulunan 194 ada 73 sayılı mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunduğu kabul edilmiş ise de bu husus yeterince açıklığa kavuşturulmamış, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, tespit bilirkişilerinin tamamı dinlenmemiş, keşif tutanağındaki mahkeme gözlemi ve dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarında taşınmazın bir kısmının sürülü olmadığı belirtildiği halde dosyaya ibraz edilen fen ve zirai bilirkişi raporlarında taşınmazın tamamının sürülü olduğu beyan edilmesine karşın aradaki çelişkinin giderilmesi yoluna gidilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için, mahallinde yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden, tarafsız ve elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği, taşınmazın tamamında davacı tarafın tespit tarihine kadar kazanmaya elverişli zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, taşınmazın öncesinde mera olup olmadığı, bitişik mera parselinden ne suretle ayrıldığı, mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı
gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın niteliğini, tarım arazisi mi yoksa mera mı olduğunu, mera parseli ile arasında bitki örtüsü, toprak yapısı ve eğim yönünden ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını bildirir biçimde, uzman fen bilirkişisinden ise keşif ve uygulamaları izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli raporlar ile kroki alınmalı, belirtilen şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.