YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5958
KARAR NO : 2010/3534
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 3445, 3446 ve 3703 parsel sayılı 20450, 16200 ve 10125 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 3445 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Ürkmez, 3446 parsel sayılı taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı-davalı …, 3703 parsel sayılı taşınmaz 3445 parsel sayılı taşınmazın miktar fazlası olması nedeniyle davalı Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Çekişmeli 3445 parsel sayılı taşınmaz kadastrodan sonra satın alma nedeniyle davacı-davalı … ve …’e geçmiştir. Davacı- davalı … ve … vekili,çekişmeli 3445 parsel sayılı taşınmazdaki miktar eksikliğinin 3446 ve 3703 parsel sayılı taşınmazlarda kaldığı iddiasına, davacı-davalı … vekili ise, tersimat ve yüzölçümü hatalarının düzeltilmesi suretiyle 3446 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki miktarının düzeltilmesi iddiasına dayanarak dava açmışlardır.Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı- davalı … ve …’in davasının reddine, davacı-davalı …’ın davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazların malik ve hisseleri değiştirilmeksizin 3445 parsel sayılı taşınmazın 10000 metrekare, 3446 parsel sayılı taşınmazın 23023.60 metrekare, 3703 parsel sayılı taşınmazın 2497.90 metrekare olarak düzeltilip tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kadastro sırasında 3445, 3446 ve 3703 parsel sayılı taşınmazların tersimatlarında ve yüzölçümlerinde hata yapıldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; Mahkemenin kabulünde isabet bulunmamaktadır. Davacıların karşılıklı olarak talepleri çekişmeli taşınmazların aynına ilişkin olup kadastrodan önceki nedenlere dayanmaktadır. Çekişmeli taşınmazların tespitlerinin 11.2.1971 ve 13.12.1972 tarihlerinde kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde, on yıllık hak düşürücü sürenin tespitin kesinleşme tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Taşınmazların tespitinin kesinleşme tarihleri olan 11.2.1971 ve 13.12.1972 tarihlerinden dava tarihi olan 11.12.2007 tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü süre gerçekleşmiştir. Hal böyle olunca, davanın reddine ve davacıların 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41 .maddesinde düzenlenen teknik hataların düzeltilmesi yoluna gitmelerinde muhtariyetlerine karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.