Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7183 E. 2010/2178 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7183
KARAR NO : 2010/2178
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1076 ada 3 parsel sayılı 63332,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve harici satış nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalıya ait tapu kaydı kapsamında kaldığı, Hazineye ait tapu kaydının ise taşınmazın bir kısmına uyduğu, tapu tesisinden itibaren geriye doğru davalı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap süresinin gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun değildir. Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda, 19.6.1963 tarihli belirtmelik tutanağının 1284 parseline 30.11.1950 tarih 129 sıra numaralı tapu kaydının uygulandığı ve bu kaydın değişebilir sınırlı olması nedeniyle 2915, 2915/A ve 2916 nolu parsellere ifraz edildiği, 2915/A parselin tapu kaydı miktarı olarak tapu maliki Mahbube Bulut adına belirlendiği, bu kaydın satış yolu ile davalı tarafa geçtiği, 2915 ve 2916 parsellerin ise miktar fazlası olarak 2.1.1964 tarih, 3 ve 4 sıra numaralı tapu kayıtları ile Hazine adına tapuya bağlandığı, Hazinenin de 2.1.1964 tarih ve 3 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak dava açtığı anlaşılmaktadır. Davalının dayanağı 30.11.1950 tarih ve 129 sıra numaralı tapu kaydının kuzey sınırı değişir nitelikli isimsiz “yol” hudutlu olup Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.10.1950 gün 1950/47-60 sayılı ilamı ile hükmen oluştuğu halde mahkemece tapunun dayanağı tescil ilamı ve krokisi getirtilmemiş ve kapsamı belirlenmemiştir. Hazineye ait tapu kaydı da dayanağı tevzi haritaları ile birlikte uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, tescil davasında Hazinenin taraf olup olmadığı araştırılmamıştır. Hazine tescil ilamında taraf ise, tescil ilamı ile oluşturulan davalı tapusunun tesis tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık süre dolmadığından, tapu kaydı miktar fazlası için Hazine adına tapu oluşturulduğundan, miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası ile davalı tapusunun dayanağı tescil ilamı ile varsa haritası getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yeniden keşif yapılarak tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları kadastro paftasıyla ölçekleri eşitlenip çakıştırılmak suretiyle uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli, davalı tarafın dayanağı tescil krokisinin bulunamaması veya uygulanma kabiliyetinin bulunmaması halinde ise kaydın değişebilir sınırlı olduğu ve miktarı ile geçerli olacağı gözönünde bulundurulmalıdır. Belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda, davalı tarafın dayandığı, tapu kaydı ve tescil krokisi kapsamında kalan kısmın davalı adına, Hazine tapusu kapsamında kalan kısmın ise tescil tapusunun ihdas tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından Hazine adına tesciline; yapılan uygulama sonunda davalı ve Hazine tapusu kapsamı dışında kalan bölüm bulunduğunun saptanması halinde ise 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.