Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7367 E. 2010/2179 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7367
KARAR NO : 2010/2179
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 135 ada 34 parsel sayılı 5110,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz meradan açılmak sureti ile tarla haline getirildiği, mera bütünlüğünü bozduğu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığından söz edilerek mera niteliği ile sınırlandırılmıştır.Davacı …, yasal süresi içerisinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; taşınmazın sınırında aynı ada 125 sayılı mera parseli bulunduğu halde, çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı yönünden yöntemine uygun biçimde mera araştırması yapılmamış olması nedeniyle, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için komşu parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, varsa tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle dayanak kayıt ve belgeler ile bu taşınmazlar tespitleri kesinleşmiş olanlar var ise, kadastro sonrası oluşan tapu kayıtları dosya içine getirtildikten sonra mahallinde komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tarafların aynı yöntemle belirlenecek tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden çekişmeli taşınmazın öncesinde ne olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı, komşu 135 ada 125 sayılı mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin usulen giderilmesine çalışılmalı; tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmelidir. 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu, öncesinin mera niteliğindeki yerlerden olup olmadığını komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde açıklayacak nitelikte ayrıntılı rapor alınmalı, çekişmeli bölüm ile mera arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınırın bulunup bulunmadığı belirlenmeli, bilirkişi raporunu denetlemeye imkan verecek biçimde çekişmeli taşınmazın bütün yönlerden çekilecek fotoğrafları rapora eklenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 16.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi .