Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7640 E. 2010/2181 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7640
KARAR NO : 2010/2181
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 256 ada 3 parsel sayılı 724,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz maliki bilinemediğinden söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacı … ise, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 256 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılamada keşif sırasında davacı … 257 ada 37 parseli de davasına dahil ettiğini belirtmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davaların kısmen kabulüne, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 256 ada 3 sayılı parselin fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda (A) harfi ile gösterilen 341,87 metrekarelik bölümünün davacı …, (B) harfi ile gösterilen 382,28 metrekarelik bölümünün davacı … adına, 257 ada 37 parsel sayılı taşınmazın ise davacı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine temsilcisinin 256 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parselle ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Davalı Hazine temsilcisinin 257 ada 37 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyizine gelince; Mahkemece zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı lehine gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; verilen karar usul ve yasaya ve dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 257 ada 37 parsel hakkında yasal süresi içinde usulüne uygun biçimde açılmış bir dava olmayıp, davacı …’in keşif sırasında bu taşınmazın da adına tescilini istemiş olması taşınmaz hakkında açılmış bir dava bulunduğu anlamına gelmediği halde mahkemece gerekçeli kararda davanın konusu olmayan 257 ada 37 parsel ile ilgili olarak da hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi .