Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/877 E. 2010/3423 K. 27.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/877
KARAR NO : 2010/3423
KARAR TARİHİ : 27.04.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : HAZİNE, …

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılarak yansız yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmaz, bölümünün öncesinin mera ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında ayrıntılı bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parseller kayıtları ile denetlenmesi, tutanaktan farklı sonuca varılması halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A1) olarak gösterilen 18.338,21 metrekare yüzölçümündeki bölümünün orman vasfıyla Hazine adına, (A2) harfiyle gösterilen 5.955,31 metrekare yüzölçümündeki bölümünün … mirasçıları adına tesciline, taşınmazın geriye kalan bölümünün tespit gibi özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz istemi, davacı taraf adına tescile karar verilen ve hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A2) olarak gösterilen bölüme ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin 29.12.2006 tarihli bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında yeniden yapılacak keşifte üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulunun hazır bulundurulmasına işaret edildiği halde yine tek ziraatçi bilirkişi katılımı ile keşif yapılmış, alınan bilirkişi raporunda ise yeterli ayrıntıya yer verilmemiştir. Yine, bozma ilamında yöreyi iyi bilen ve davada yararı olmayan komşu köyler halkından yerel bilirkişilerin seçilmesi istendiği halde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin yöreyi bilmedikleri anlaşılmaktadır. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için mahkemece bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine geterilmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte davada yararı olmayan köy ya da mahalle halkından seçilecek üç kişilik yaşlı, ehil ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi kurulu ile üç kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulu ve bir fen bilirkişisi hazır bulundurulmalı, keşifte hazır bulunacak yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, taşınmazın öncesinin ne olduğu, üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte başladığı, kimden kime ve ne surette intikal ettiği, çekişmeli taşınmazın doğusunda yer alan taşınmazın eylemli mera olup olmadığı, arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, halihazır durumu, eğimi, taşlılık oranı, bitki örtüsü, niteliği açısından önem arzeden özellikleri, çekişmeli taşınmazın doğusundaki taşınmazların eylemli durumdaki niteliğinin ne olduğu, doğudaki taşınmaz ile arasındaki sınırın belirgin olup olmadığı, ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, uzman fen bilirkişisinden keşfi izlemeye imkan sağlar nitelikte harita ve rapor düzenlemesi istenmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Hükmüne uyulan bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ve araştırmayla karar verilemez. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli taşınmazın temyize konu ve hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A2) olarak gösterilen bölüme ilişkin hükmün BOZULMASINA, 27.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.