YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8777
KARAR NO : 2010/836
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 130 ada 7 parsel sayılı 9778.71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile … adına tespit edilmiştir. Davacılar… ve …, yasal süresi içinde taşınmazın 1/3’er pay itibari ile davalı … ve kendileri adına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, davacılar ve tespit maliki … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan …, …ve…tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın eşit paylarla davacılar ve davalıya ait olduğu kabul edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar taşınmazın 1/3’er pay itibari ile 2/3 payının kendilerine ait olduğunu iddia etmişler, … mirasçısı olan davalı … ise çekişmeli taşınmazı kardeşleri …ve … ile birlikte … Yalçın isimli şahıstan aldıklarını ileri sürmüş ve bu satış işlemine ilişkin olarak 10.01.1970 tarihli satış senedini delil olarak sunmuştur. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişisi taşınmaz hakkında bilgi sahibi olmadıklarını beyan etmiş, mahkemece beyanına itibar edilen davacı tanığı ise davacıların taşınmazda 2/3, davalı tarafın ise 1/3 payı olduğunu belirtmiştir. Mahkemece davalılar tarafından delil olarak sunulan satış senedi mahalline uygulanmadığı gibi tek bir tanığın beyanına itibar edilerek taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ya da kimlere ne şekilde intikal ettiği, ne sıfatla zilyet olunduğu belirlenmeksizin eksik inceleme ile karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yaşlı, yansız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve yaşıyor olmaları halinde davalı tarafından sunulan senette imzası bulunan tanıklar huzuruyla keşif yapılmalıdır. Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, sorulup, belirlenmeli, davalı tarafın sunduğu satış senedi mahalline uygulanmalı, senedin çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı saptanmalı, tarafların zilyetliklerinin başlangıcı ve ne şekilde sürdürdükleri hususları maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin kayıtlara uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberce götürülecek teknik bilirkişiye keşfi takibe imkân verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, 09.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.