Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/9200 E. 2010/1642 K. 02.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9200
KARAR NO : 2010/1642
KARAR TARİHİ : 02.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 126 ada 63 ve 275 parsel sayılı 2149.67 ve 1564.98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazların taksimen babasına kaldığı ve kendisine devredildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 126 ada 63 ve 275 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların murisi …’e aitken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mirasçıları arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir taksimin bulunmadığı kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların öncesinin tarafların kök murisi …’e ait olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık muris …’in ölümünden önce taşınmazlarını oğulları …, … ve … arasında paylaştırıp paylaştırmadığı, paylaştırma yapılmışsa paylaştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın kime isabet ettiği, taşınmazların zilyetliğinin devredilip devredilmediği, paylaştırma yapılmamış ise, murisin ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise bu yerin taraflardan hangisine isabet ettiği konusundadır. Mahkemece, kök muris …’in sağlığında taşınmazlarını erkek çocukları arasında paylaştırıp paylaştırmadığı, paylaşım yapılmamış ise ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği hususu yeterince araştırılmamış, muristen intikal eden diğer taşınmazlarla ilgili tutanaklar getirtilip bu taşınmazların kimler adına tespit edildiği incelenmeden hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler, tüm tespit bilirkişileri, tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm tanıklar ayrı ayrı dinlenilip bu şahıslardan, muris …’in ölümünden önce taşınmazlarını oğulları …, … ve … arasında paylaştırıp paylaştırmadığı, paylaştırma yapmış ise, paylaştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların kime isabet ettiği, taşınmazların zilyetliğinin devredilip devredilmediği, paylaştırma yapılmamış ise, murisin ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise bu yerin taraflardan hangisine isabet ettiği, diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taşınmazların kim tarafından ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, muristen intikal eden tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilip iktisap nedenleri incelendikten sonra sonucuna göre karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi