YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9433
KARAR NO : 2010/1028
KARAR TARİHİ : 16.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 2 parsel sayılı 2838.90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve harici satın alma nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacının murisi … mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacının dayanağı tapu kaydının kapsamında kaldığı ve taşınmazın uzun süredir davacı tarafın zilyetliğinde olduğu kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasında davacının dayanağı olan tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın davacı ya da murisleri tarafından harici satış ile davalı tarafa satılıp satılmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davalı tarafın bildirmiş olduğu tanıklar usulüne uygun şekilde keşif gün ve saatinden haberdar edilmemiş ve tespit bilirkişilerinin tamamı dinlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili olarak bildirdikleri ve bildirecekleri tüm deliller toplanmalı, çekişmeli taşınmazın başında yöntemince keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler, tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ile tespit bilirkişilerinin tamamından çekişmeli taşınmazın davacı yada murisleri tarafından davalı tarafa satılıp satılmadığı hususu etraflıca sorulmalı, bu husus maddi olaylara dayalı olarak açıklattırıldıktan sonra karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.