YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/973
KARAR NO : 2010/4470
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1956 yılında yapılan kadastro sırasında 402 parsel sayılı 61.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, … … ve müşterekleri adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Davacılar vekili, birkısım komşu parseller hakkında görülen davaya ilişkin olarak verilen Tapulama Mahkemesinin 1971/439 Esas, 1977/115 Karar sayılı ilamında H13, H14, K10, L9 ve M11 olarak gösterilen ve “umumi mahkemede dava açmakta muhtariyetlerine” dair karar verilen taşınmaz bölümlerinin tapuya tescilli olmadığı, bu taşınmazların Nisan 1935 tarih 110 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında ve zilyetliklerinde bulunduğu iddialarına dayanarak adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dosya kapsamına uygun gerekçeye ve çekişmeli taşınmaza ait kadastro tespitinin 1956 yılında kesinleştiğinin anlaşılması karşısında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde yazılı hak düşürücü sürenin de geçmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 22.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.