YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1049
KARAR NO : 2010/1899
KARAR TARİHİ : 09.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 151 ada 5, 152 ada 2 ve 159 ada 16 parsel sayılı 14379.51, 19338.87 ve 4278.25 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla ve ölü oldukları belirtilmek suretiyle … … … ve Döndü Görgülü adlarına tesbit edilmiştir. Davacı … … … mirasçısı …, yasal süresi içinde, taşınmazların tarafların ortak miras bırakan … tarafından satış senedi ile murisi … … …’a satıldığı, bu nedenle davalı tarafın payı bulunmadığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 151 ada 5, 152 ada 2 ve 159 ada 16 parsel sayılı taşınmazların davacı tarafın murisi … … … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … ve … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların öncesinde tarafların ortak miras bırakanı …’ya ait iken satışı ile davacının babasına geçtiği ve taşınmaz üzerinde davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, tarafların ortak murisi …’ya ait ise sağlığında davacının babası … …’ye satılarak zilyetliğinin devredilip, devredilmediği, satış ve zilyetliğin devrinin söz konusu olmaması halinde ise …’nın ölümünden sonra terekesinin usulüne uygun biçimde paylaşılıp, paylaşılmadığı hususlarında toplanmaktadır. Hal böyle olunca tarafların iddiaları ile ilgili olarak bildirdikleri ve bildirecekleri tüm deliller toplandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişiler ve tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ayrı ayrı dinlenilip, taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, miras bırakan …’ya ait ise, sağlığında 17.04.1948 tarihli senetle davacının babası … …’ye satılarak zilyetliğin devredilip, devredilmediği, davalı tarafça ileri sürülen, senedin sahteliği iddiasının yerinde olup olmadığı, taşınmazların satış sureti ile davacının miras bırakanı … …’ye devredildiğinin kanıtlanamaması halinde muris …’nın, taraflar dışında başka mirasçılarının olup olmadığı, ölümünden sonra terekesinin tüm mirasçılar ya da yasal temsilcilerinin katılımı ile paylaşılıp, paylaşılmadığı paylaşılmış ise çekişmeli taşınmazların kim ya da kimlerin payına isabet ettiği, diğer mirasçılara karşılığında ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği, diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, muristen intikal eden tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilip incelenerek bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, bundan sonra toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.