YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1182
KARAR NO : 2010/911
KARAR TARİHİ : 12.02.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 293 parsel sayılı 87000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bitişiğindeki 186 sayılı parsele uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olarak susuz tarla niteliği ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen … mirasçısı davacı …, yasal süresi içinde vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve irsen intikal nedeniyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 11540.79 metrekare, (C) harfi ile gösterilen 2199.88 metrekare ve (D) harfi ile gösterilen 1230.33 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin tespit gibi tesciline, (A) harfi ile gösterilen 72029.03 metrekare yüzölçümündeki bölümünün … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın doğusunda kalan taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, mera olarak sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı araştırılmamış, davacı taraf adına tesciline karar verilen taşınmaz bölümü hakkında jeolog bilirkişiden rapor alınmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazın doğusunda kalan taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği belirlenerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, uzman ziraat mühendisi ve jeolog bilirkişi katılımıyla keşif yapılmalıdır. Keşif
sırasında bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği, doğuda kalan taşınmaz mera olarak sınırlandırılmış ise çekişmeli taşınmaz bölümü ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı tek tek sorulup saptanmalı, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle beyanlar arasındaki aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak uzman ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın niteliğini, tarım arazisi mi yoksa mera mı olduğunu bildirir biçimde, uzman jeolog bilirkişiden taşınmazın dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını açıklayıcı, fen bilirkişisinden ise keşif ve uygulamaları izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli raporlar ile kroki alınmalı, çekişmeli taşınmaz bölümüne ait fotoğraflar çektirilerek dosyasına konulmalı, belirtilen şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.