Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1476 E. 2010/7055 K. 30.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1476
KARAR NO : 2010/7055
KARAR TARİHİ : 30.11.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 123 ada 7 parsel sayılı 4926.54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı-davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı-davalı … tarafından davalılar-davacılar …, … ve … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli 123 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalılar-davacılar …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 123 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle yapılmıştır. Tespitten önce, davacı tarafından açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazın tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5.maddesi hükmüne göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu suretle tespiti yapılan taşınmazın 30 günlük askı ilanının Kadastro Mahkemesince yapılması zorunlu olduğu halde Kadastro Mahkemesince yöntemine uygun şekilde askı ilanı yapılmamıştır. Askı ilanı yapılmadıkça ve Yasa’nın 11. maddesinde öngörülen 30 günlük süre dolmadıkça duruşmaya başlanması olanaksızdır. O halde öncelikle çekişmeli taşınmazla ilgili, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11 ve 27. maddelerinde öngörülen şekilde yöntemine uygun askı ilanı yapılmalı, askı ilan süresi dolduktan sonra davaya bakılmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek işin esasına girilmek suretiyle hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına 30.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.