YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1648
KARAR NO : 2010/2619
KARAR TARİHİ : 01.04.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 976 ada 2 ve 991 ada 1 parsel sayılı 95.101,28 ve 142.585,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, irsen intikal ve taksim nedenleri ile paylı olarak davalılar … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi ……. mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların bir bölümünün davalıların dayanağı vergi kaydı kapsamında kaldığı, 991 ada 1 parsel sayılı taşınmazın vergi kayıt miktarı dışında kalan 119585.67 metrekare ve 976 ada 2 parsel sayılı taşınmazın vergi kayıt miktarı dışında kalan 80.101,28 metrekarelik bölümleri yönünden ise Hazine tapu kaydının oluşum tarihinden geriye doğru 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve davalıların payları itibari ile her birine düşen miktarın 100 dönümü aşmadığı kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için davalı tarafın dayanağını oluşturan 1937 tarihli, 832 ve 896 tahrir nolu vergi kayıtları “bayır, yol, tepe ve kayalık” gibi hudutlara sahip olup bu hudutların zeminde sabit sınırlar olup olmadığı, genişletilmeye ve değiştirilmeye elverişli sınırlar olup olmadığı araştırılmalı, sınırların gayri sabit sınırlar olduğunun belirlenmesi halinde ise kaydın miktarı ile geçerli olacağı düşünülerek her iki kaydın kapsamı miktarına göre kesin olarak belirlenmelidir. Kayıt miktar kapsamı dışında kalan bölümler yönünden ise; 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14.maddesinde aynı çalışma alanı içerisinde belgesiz zilyetliğe dayalı olarak bir kimsenin sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar taşınmaz mal iktisap edebileceği öngörülmüş olup, çekişmeli taşınmazlar davalılara, 1992 yılında vefat ettiği dosya kapsamından anlaşılan babaları …..’den intikal etmiş ve tutanağın edinme sütununa göre davalıların 1997 yılında müşterek mülkiyet esasını benimsemiş olmalarına, davalılar tarafından mirasçılar arasında taksim yapıldığı iddiasında bulunulmadığı ve her bir mirasçının paylaşma sonucu kendine düşen yer üzerinde 20 yılı aşan zilyetliğinin varlığı kanıtlanamadığına esasen murisin ölüm tarihine göre tespit tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmesine de imkan bulunmadığına göre mahkemece 14. maddede belirtilen miktar araştırması muris ve tüm mirasçıları yönünden yapılmalıdır. Ahlat Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilen ve aynı çalışma alanı içinde belgesizden tespiti yapılan taşınmazlara ilişkin tutanaklar incelendiğinde davalıların murisi … … adına 755.60 metrekare taşınmazın belgesiz olarak tespit edilerek kesinleştiği, davalılar adına ise dava konusu taşınmazlar dışında kesinleşen belgesiz tespiti bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece vergi kaydı kapsamı miktarı ile kesin olarak belirlendikten sonra kayıt miktarı dışında kalan taşınmazlar yönünden 3402 Sayılı Kadastro Yasası’nın 21.maddesi uyarınca davalılara tercih hakkı kullandırılmak suretiyle davalılar tarafından tercih edilecek parsel ve taşınmaz bölümünden 14. maddede belirlenen miktar sınırlamaları göz önünde bulundurularak tercih edilen bölümün ifraz edilerek davalılar adına, kalan parsel ya da taşınmaz bölümünün ise Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın tümden reddi yoluna gidilmiş olması isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.