YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1713
KARAR NO : 2010/2622
KARAR TARİHİ : 01.04.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 118 ada 10 parsel sayılı 6559,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gerekçesi ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın kendisi ve kardeşi … adına tapuda kayıtlı olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 118 ada 10 parsel sayılı taşınmazın uzun süredir kullanılmadığı ve zorunlu bir neden olmaksızın terk edildiği kabul edilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen karar dosya kapsamına uygun değildir. Davacı dava dilekçesinde tapu kaydına dayanmış, getirtilen kayıtlardan davacının dayanağı tapu kaydının tesisi olan 05.11.1951 tarih ve 30 sıra numaralı kaydın 2510 sayılı İskan Kanunu gereğince oluştuğu ve maliklerinin …,…, ve,,,,,olduğu, taksim, ifraz ve pay satışları nedeni ile 21.12.1964 tarih ve 109 sıra numaralı tapu kaydına tedavül gördüğü ve bu kaydın maliklerinin de eşit paylarla davacı … ve … olduğu anlaşılmaktadır. Keşifte yapılan uygulamada yerel bilirkişiler tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğunu ve taşınmazı kapsadığını belirtmişler ve kaydın sınırlarının zeminde mevcut olduğunu beyan etmişlerdir. Yine dava konusu taşınmaza komşu olan 8, 9 ve 14 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kayıtları da dava konusu taşınmaz yönünde davacının tapu kaydının tesis kaydında malik olarak gözüken….’yi okumaktadır. Hal böyle olunca, davacı dayanağı tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu, komşu parsellere uygulanan kayıtların, davacının dayandığı kayıt malikini okuduğu, kaydın yüzölçümü itibari ile de dava konusu taşınmazı kapsadığı ve tapu kaydının hukuki değerini koruduğu anlaşıldığından tapu kaydına göre müşterek mülkiyet hükümlerine göre malik olan davacının payı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 01.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.