YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1764
KARAR NO : 2010/2206
KARAR TARİHİ : 18.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 919 ada 4 parsel sayılı 613,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, haricen satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle İbrahim kızı … adın tespit edilmiştir. 919 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki davacı … vekilleri, yasal süresi içinde 919 ada 3 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydındaki miktarın 480 m2 olduğu halde 277,21 m2 olarak eksik tespit yapıldığı ve eksik kısmın davalı adına tespit yapılan çekişmeli taşınmazda kaldığı iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Davanın reddine ve 919 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 277,21 m2 yüzölçümüyle davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taraflara ait taşınmazların kadastro tespitindeki gibi kullanılageldiği ve davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Her ne kadar ifraz haritalarına ulaşılamamış olsa da, tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtlarının aynı kökten geldiği ve ifrazen oluştukları anlaşılmaktadır. Tapu kayıtlarının hudutlarında “Haritada 87” gibi haritaya atıf yapılarak oluşturulmuş sınırları okumaları nedeniyle, ifraz tapu kayıtlarının oluşumuna esas bir haritanın bulunduğu da anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtlarının oluşumuna esas olan ifraz haritasının Tapu Sicil Müdürlüğü ile Tadilat Komisyonu Başkanlığı veya bulunabileceği diğer yerlerden etraflıca araştırılarak, dosya içine getirtilmeli, yeniden, yöntemince keşif yapılarak, ifraz haritası mahalline uygulanmalı; tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtlarının kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20.maddesi hükmü uyarınca öncelikle haritaları uygulanmak suretiyle belirlenmeli, tüm araştırmalara rağmen ifraz haritasının bulunamaması veya ulaşılacak ifraz haritasının fenni uygulama yeterliliğinin bulunmaması halinde ise, tapu kayıtları kapsamları kayıtta gösterilen sınırlara göre yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından yararlanılarak belirlenmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı biçimde karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, çekişmeli olan 919 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yerine, davacı adına tespit edilerek kesinleşmiş bulunan dava dışı 919 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulmasında da isabet bulunmamaktadır. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.03.2010 gününde oybirliğiye karar verildi.