Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/2039 E. 2010/2524 K. 26.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2039
KARAR NO : 2010/2524
KARAR TARİHİ : 26.03.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar, tarafların ortak miras bırakanı olan …’ın terekesine dahil olan 9 parça taşınmazı ile ilgili olarak satış, bağışlama veya başka hukuki işlemlerle davalılar lehine kazandırmalarda bulunduğunu, bu işlemlerin irade fesadı, muvazaa nedeniyle iptallerinin gerektiğini, saklı paylarının iptal edilip, mal kaçırma amacına yönelik olduğunu, öncelikle muvazaalı olduğundan iptaline, eğer kazandırmaların geçerli olduğu sonucuna varılırsa, davacıların saklı paylarına tecavüz eden kısımların tenkisine karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar; dava konusu taşınmazları kendi paraları ile satın aldıklarını, saklı payı ihlal kastının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 19.2.2004 tarihli kararla davanın reddine karar verilmiş, davacılardan, …, …, … ile …’ın temyizleri üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 29.11.2004 tarihli kararı ile tenkis yönünde karar verilmek gerektiği belirtilerek kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda davacılar … …, … ve …’nın davalılar … ile İfakat aleyhinde açtıkları davanın kabulüne, davacılar … ile …’nin davalarının takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına, karar verilmiş; hüküm, davalılar … ile İfakat tarafından temyiz edilmiştir.
Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. (4722 …md 17) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bend kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 743 sayılı Yasa’nın 453. maddesi gereğince, temlike ve tenkise konu taşınmazların, belirlenen değişmez tenkis oranında bölünmesine olanak olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, ilgili imar müdürlüğünden bölünmeye engel bir halin bulunup bulunmadığının sorulması, bölünme olanaklı ise, alınacak proje uyarınca ayrı ayrı tapulara bağlanmak üzere davacıların saklı payına düşen kısmın davacılar adına, geriye kalan bölümün ise diğer ilgililer adlarına tesciline karar verilmesi, aksi halde davalılardan seçme hakkı sorularak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken bu yönlerin gözetilmemiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Tenkis davasında öncelikle; saklı payın zedelendiğinin anlaşılması için kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesi şarttır. Davalılar tarafından dosyaya ibraz edilen 27.7.1990, 11.9.1997 tarihli dilekçelerinde, gerekse yargılama sırasında miras bırakanın davalılara yaptığı taşınmazlar dışında terekesi bulunduğu bunların bir kısmının mirasçılar üzerine intikal ettirilip, satıldığı belirtilmesine karşın, bu konuda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, 743 sayılı Yasa’nın 585. maddesinin tenkis hesabında nazara alınmaması, kabule göre de, davalılardan …’e satış yoluyla devredilen 207 ada 20 sayılı parsel üzerinde bulunan havuz ile meyve ağaçlarının … tarafından yapılıp, yetiştirildiği tanık beyanı ile de sabit olduğu halde, tescil tarihi itibariyle değer hesabında bunlar da terekeye dahil edilerek hesap yapılmış olması da yerinde görülmediğinden temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 26.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.