YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2456
KARAR NO : 2010/2789
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “Taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak dosyaya getirtilecek olan kadastro haritası, mera tahsis haritası ve Hazineye ait tapu kaydının dayanağı olan toprak tevzii haritalarının ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi aracılığı ile çakıştırılmak suretiyle taşınmaza uygulanması, Hazinenın dayandığı tapu kaydının ve tahsisli meraların kapsamlarının kesin olarak belirlenmesi, 4342 sayılı Yasa’nın 21/2. maddesi hükmü de gözetilerek mera haritası içinde veya dışında kalan taşınmaz bölümleri hakkında yerel bilirkişi, sağ olan belirtmelik bilirkişileri ve tanıklardan taşınmazın öncesi hakkında, taşınmazın Hazine tapusunun kapsamında kalması halinde, Hazine tapusunun ihdasından önceki zilyetliğin ne kadar süreye ulaştığı hakkında bilgi alınması, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, dava konusu taşınmazda toprak ya da varsa taş unsurundan hangisinin üstün geldiği hususlarına ilişkin olarak mahkemece yapılacak gözlemin ve komşu taşınmazlar ile toprak yapısı yönünden yapılacak kararlaştırmanın keşif tutanağına aynen geçirilmesi, uzman ziraatçı bilirkişiden taşınmazın öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı ya da kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunda gerekçeli rapor alınması, taşınmazın Hazine adına oluşturulan tapu kaydı kapsamında kalması halinde sonradan şahıslara dağıtılıp dağıtılmadığının araştırılması, belgesiz araştırması yapılması, taşınmazın öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağının düşünülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 08.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.