Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/2594 E. 2011/1366 K. 18.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2594
KARAR NO : 2011/1366
KARAR TARİHİ : 18.03.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 158 ada 3 ve 32 parsel sayılı 2417,53 ve 463473,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 158 ada 3 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı Abdülbaki Küfrevi adına, 158 ada 32 sayılı parsel ise devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesi ile ve ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde, adına tespit edilen 158 ada 3 sayılı parselin yüzölçümünün eksik tespit edildiği, bir kısım yerinin 158 ada 32 sayılı parsel içinde kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 158 ada 32 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 6655,42 metrekarelik bölümün davacıya ait 158 ada 3 parsele ilavesi sureti ile 158 ada 3 sayılı parselin 9072,95 metrekare olarak davacı adına tesciline, 158 ada 32 sayılı parselin 456817,94 metrekare olarak, tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
158 ada 32 sayılı parselin temyize konu (A) bölümünün tarım arazisi olduğu, bu bölüm üzerindeki zilyetliğin tespit tarihine kadar çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla 20 yılı aşan bir süre devam ettiği, davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının gerçekleştiği mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, düzenlenen teknik bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Delillerin takdiri mahkemeye ait olup takdirde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 18.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.