Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/2603 E. 2011/847 K. 11.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2603
KARAR NO : 2011/847
KARAR TARİHİ : 11.02.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 267 ada, l parsel sayılı 721,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine; çekişmeli parselin tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu, zilyetlikle mülk edenme koşullarının davalı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın üç tarafı çay ile bitişik olduğu halde taşınmazın çaydan kazanılıp kazanılmadığı yönünde inceleme yapılmaması, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunda üç kişilik ziraat bilirkişisi kurulundan görüş alınmaması bu suretle arazinin niteliğinin eksiksiz bir şekilde belirlenmemiş olması, tespit bilirkişileri ile zilyetlik tanıklarının dinlenmemiş olması doğru değildir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için taşınmazın başında jeoloji mühendisi, üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu, yerel bilirkişiler, tanıklar, hayatta olan tespit bilirkişilerilerinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte taşınmazın dört tarafını gösterir fotoğrafları çektirilerek, jeolog bilirkişiden taşınmazın çaydan kazanılıp kazanılmadığı, ziraatçı bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı, niteliği hususunda ayrıntılı rapor alınmalı, dinlenecek bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kamu, orta malı ve mera niteliğini taşıyıp taşımadığı, kim tarafından hangi tarihten beri ne suretle tasarruf edildiği, çay yatağından kazanılıp kazanılmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.