Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/2725 E. 2010/4046 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2725
KARAR NO : 2010/4046
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

MAHKEMESİ : … 1. İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar … … ve …’ın ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonucunda;
2004 sayılı İİK’nun 5358 sayılı Yasa’nın 1.maddesi ile değişik 331.maddesinin birinci fıkrası, “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında, suça konu tasarrufların iptali için Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesine açılan 2008/205 esas sayılı davanın sonucu beklenmeden ve icra takibinden 45 gün önce devredilen taşınmaz için kastının bulunmadığından bahisle yasaya aykırı, yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile beraat kararı verilmesi,
Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonunda ise;
4949 sayılı Yasa ile değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 331.maddesinin suça iştirak edenlere yönelik yaptırım içeren “son” fıkrasına, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa’nın 1.maddesi ile değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 331.maddesinde yer verilmemiş ise de, olayın oluş şekline ve suça iştirak ederek katıldığı iddia edilen sanıkların eylemine göre, 5237 sayılı TCK’nun 37-41. maddelerinde düzenlenen suça iştirake ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği nazara alınmadan sanık hakkında yazılı gerekçe ile beraat hükmü kurulması,
İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 01.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.