YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2932
KARAR NO : 2011/213
KARAR TARİHİ : 27.01.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 264 ada 1 parsel sayılı 9425.16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tesçil davası sonunda 12.07.2004 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyası dosya ekine alınmak suretiyle yapılan yargılama sırasında … ve diğerleri satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli 264 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 27.08.2009 tarihli uzman bilirkişiler raporunda (a) harfi ile gösterilen bölümünün eşit paylarla …, …, …, …, … ve … adlarına tesçiline, (b) harfi ile gösterilen bölümünün dere yatağı olması nedeniyle tescil ve sınırlandırma harici bırakılmasına, 27.08.2009 tarihli uzman bilirkişiler raporunda (A) harfi ile gösterilen binanın …’ya, (B) harfi ile gösterilen binanın …’a, (C) harfi ile gösterilen binanın …’a, (D) harfi ile gösterilen binanın … …’a ve (E) harfi ile gösterilen binanın …’a ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/23 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Dosya ekinde bulunan Nurhak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/23 Esas, 2004/53 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde, davanın tescil davası olduğu ve yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu kararın taraflarına tebliğ edilip kesinleştiğine veya dosyanın kadastro mahkemesine devredildiğine ilişkin dosya içinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Yine, çekişmeli taşınmazla ilgili askı ilanları yaptırılmış ise de, ilan metninde (1) olan çekişmeli taşınmazın parsel numarasının yanlışlıkla (16) olarak yazıldığı ve çekişmeli taşınmaz yönünden yöntemince askı ilanlarının yaptırılmadığı anlaşılmaktadır. Genel mahkemeden devredilen davanın kadastro mahkemesinde görülebilmesinin önkoşulu, genel mahkemenin devir kararı vermesi ve devir kararının kesinleşmiş olması ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27/3. maddesi uyarınca yöntemince askı ilanlarının yapılmış olmasıdır. Bu gerekler yerine getirilmeden duruşmalara başlanarak işin esasına ilişkin karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.