Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3060 E. 2011/943 K. 03.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3060
KARAR NO : 2011/943
KARAR TARİHİ : 03.03.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 212 ada 42 parsel sayılı 48.500 metrekare yüzölçümlündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan …’ın da çekişmeli taşınmazın babaları … oğlu …’ın tüm mirasçıları adına tesçili istemiyle katılmış olduğu tapu iptali davası, davaya konu olan taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacının davasının reddine, katılan davasının kabulüne ve çekişmeli parselin … oğlu … adına tesçiline, kararın infazında tereddütlere yol açmamak için …’ın veraset ilamının karara eklenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46. maddesinde öngörülen edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede toprak tevzi komisyonunca 1967 yılında çalışma yapılmıştır. Çekişmeli taşınmaz 2436 belirtmelik parselinden ifrazen 1937 yılı (1327) Tahrir numaralı vergi kaydının miktar fazlası olarak kesilerek Hazine adına tescil edilmiştir. Belirtmelik tutanağındaki açıklamalara göre vergi kaydının miktar fazlası bölüm 1940 yılından sonra bitişik meradan sürülerek kazanılmıştır. 1937 yılı (1327) Tahrir numaralı vergi kaydının sınırlarında mera okumadığı gibi, gerek çekişmeli taşınmaza uygulanan 27.12.1967 tarih (927) numaralı, gerekse çekişmeli taşınmaza komşu olan aynı ada 43 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 27.12.1967 tarih (928) numaralı tapu kayıtlarının sınırlarında da mera okumamaktadır. Ancak, çekişmeli taşınmaz eylemli olarak aynı ada 331 parsel sayılı mera olarak tespit edilmiş taşınmaza sınır bulunmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece mera yönünden yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli olmadığı gibi, dosyaya sunulan uzman ziraatçi bilirkişi raporu da karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için üç kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, öncelikle komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tarafların bu nitelikteki kişiler arasından bildirecekleri taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, bu taşınmaza bitişik aynı ada 331 parsel sayılı taşınmazla bu taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı, toprak tevzi komisyonu çalışmaları sırasında ne sebeple taşınmazların öncesinin mera olarak belirtildiği gibi hususlar tek tek olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler ile tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Her ne kadar toprak tevzi komisyonu çalışmalarına katılmış bilirkişilerden… dışındakilerin ölü olduğu, …..’ın da araziye çıkamayacak şekilde hasta olduğu bildirilmiş ise de, belirtmelik tutanağında imzaları bulunan muhtar ve azalar yönünden de araştırma yapılarak sağ olanlar dinlenilmek suretiyle taşınmazın, tapu kaydının oluştuğu tarihteki niteliği açıklığa kavuşturulmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, çekişmeli taşınmazın öncesi ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini irdeleyen komşu taşınmazlar ile karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren, çekişmeli taşınmazın, aynı ada 331 parsel sayılı bitişik mera parselinden nasıl ayrıldığını, arada ayırıcı unsur niteliğinde doğal ya da yapay sınır bulunup bulunmadığını, bitki deseni ve toprak yapısı itibariyle her iki taşınmaz arasındaki farklılık ve benzerlikleri gösteren, gerektiğinde çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselini değişik yerlerinden ve yönlerinden çekilecek fotoğraflarla desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden yapılacak keşfi izleyip denetleme olanak verir, kayıt uygulamalarını gösterir, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen hususlar işaretli, ayrıntılı, çekişmeli taşınmaz ile bitişik taşınmazların ve 331 parsel sayılı taşınmazın konumunu gösterir yan görünüş krokisi eklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, mahkemenin keşfe ilişkin gözlemi ayrıntılı şekilde tutanağa geçirilmelidir. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de adlarına tesçile karar verilen kişiler ve pay oranlarını belirtir şekilde tescil hükmü kurulması gerekirken veraset ilamına atıf yapılarak hüküm oluşturulması da isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.