YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3072
KARAR NO : 2010/3461
KARAR TARİHİ : 27.04.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği belirtilerek, davalı dayanağı tapu kaydının tüm tedavüllerinin getirtilmesi suretiyle intikaller sırasında miktar ve sınır değişikliği olup olmadığı, değişiklik varsa bunun haklı bir nedene dayanıp dayanmadığının, yapılan değişikliklerin Hazine yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususlarının tartışılması, tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması, tapu kayıtlarının sabit sınırlı olmaları halinde sınırlarına, değişebilir sınırlı olmaları halinde ise miktarlarına değer verilerek kapsamlarının belirlenmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/B maddesi gereğince tapu kapsamlarında kalan taşınmazların hak sahipleri tarafından kullanılıp kullanılmadığının, ya da ne şekilde kullanıldığının belirlenmesi, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2.maddesi gereğince gerçek hak sahiplerinin doğru olarak belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli 228 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (D) harfi ile gösterilen bölümünün mera olarak tespitine ve özel siciline işlenmesine, geriye kalan bölümün çekişmeli taşınmaza revizyon gören tapu kaydındaki pay ve malik durumu esas alınmak suretiyle müşterek malikler adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı taraf dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1.maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (D) harfi ile gösterilen bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, mera olarak tespitine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, adlarına tescile karar verilen kişilerin açık kimlikleri ile pay oranlarının kararda gösterilmemiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.