Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3155 E. 2011/795 K. 10.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3155
KARAR NO : 2011/795
KARAR TARİHİ : 10.02.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 183 ada 18 parsel sayılı 43064.46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden iken değişik kişilerce kullanıldığı ancak, adlarına edinme koşullarının oluşmadığı açıklanarak; 183 ada 21 parsel sayılı 6084.26 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak niteliğindeki yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş ve tutanaklar 27.09.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı … oğlu … 25.08.2008 tarihli dava dilekçesi ile çekişmeli taşınmazların dedesi … adına tapulu olduğunu bildirerek dedesi … adına tesçil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile İliç Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/136-111 sayılı veraset ilamındaki payları oranında … mirasçıları adına tapuya tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640.maddesi uyarınca tereke adına açılıp takip edilen davaları ya tüm mirasçıların birlikte açmaları, ya da tüm mirasçıların açılan davaya muvafakatlarının sağlanması veya terekeye mümesil tayin edilerek davanın sürdürülmesi zorunludur. Tapu kayıtlarının maliki ve mirasçıları adına tesçile karar verilen miras bırakan … oğlu … ‘un davacı …’dan başka veraset ilamında belirtilen diğer mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu mirasçılar davacı ile birlikte dava açmadıkları gibi sonradan davaya muvafakat da vermemişlerdir. Dosya içinde terekeye mümessil tayinine ilişkin başka herhangi bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davacının tek başına genel mahkemede tapu iptali ve tesçil davası açıp bu davayı sürdürme yetkisi bulunmamaktadır. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.