Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3205 E. 2010/5205 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3205
KARAR NO : 2010/5205
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

MAHKEMESİ : ISPARTA İCRA MAHKEMESİ

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’nin beraatine, İİK’nun 89/4.maddesi gereğince talep edilen tazminatın kabulü ile 42.762.68 TL’nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama ve bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanığın yokluğunda verilip tebliğ edilen gerekçeli kararda CMK’nun 232/6.maddesine aykırı olarak yasa yolu başvuru süresi ve şeklinin yanlış gösterilmesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan inceleme sonunda;
Gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçuna yönelik kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca istem gibi ONANMASINA,
Tazminat istemine yönelik hükmün temyiz incelemesi sonunda ise;
Birinci haciz incelemesine 11.06.2008 tarihinde verdiği cevabında asıl borçlunun kendisinde 42.762.68 TL. alacağı olduğu yönünde beyanda bulunan sanığın daha sonra çıkarılan ikinci haciz ihbarnamesine 17.09.2008 tarihinde yaptığı itirazda ise, asıl borçluya borçlarının bulunmadığı şeklinde beyanda bulunması karşısında, birinci haciz ihbarnamesine verdiği cevabi yazısındaki “…..42.762,68 TL. tutarında alacağı bulunmaktadır. Söz konusu tutar üzerine haciz şerhiniz işlenmiş olup…” şeklindeki açıklamasından, borçluya karşı bu miktar kadar borcu olduğunu kabul ettiğinde kuşku bulunmamaktadır. Bu miktarı İİK’nun 89/1.maddesi uyarınca icra dairesine yaptırması gerekirken gönderilen ikinci haciz ihbarnamesine borcu olmadığı yönünde itirazda bulunması, kendisini daha önce kabul ettiği miktardan kurtarmayacağının kabulü gerektiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemine iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.