Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3235 E. 2010/4034 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3235
KARAR NO : 2010/4034
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

MAHKEMESİ : … 1. İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’in beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Somut olayda, sanık ile borçlu … hakkında Ankara 5.İcra Müdürlüğünün 2008/17507 esas sayılı dosyası ile 159.754.38 TL’nin tahsili için 4.12.2008 tarihinde takibe başlandığı, borçlu …’ya ait 06 Z 1000 plakalı araç ile sanık …’e ait …. 404 ada 1 parsel Blok giriş A/7 nolu bağımsız bölüm ile, borçlu …’ya ait 416 ada 1 parsel … nolu bağımsız bölümlerin üzerine dosya alacağı nedeniyle hacizler konulduğunu, ancak başka dosya alacakları nedeniyle üzerinde hacizler ve ipotek bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sanığa isnat edilen suç, İİK’nun 331.maddesinde “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında taşınır ve taşınmaz mallarının üzerinde haciz ve ipoteklerin devam edip etmediği araştırılıp, devam ettiğinin anlaşılması halinde, bu kez hacizli dosyaların takip miktarları ile hacizli ve ipotekli taşınır ve taşınmaz malların değerleri saptanarak bu malların satışı halinde diğer icra takip dosya alacakları ödendikten sonra bu dosya alacağı yönünden alacaklıyı tatmin edecek bir miktar paranın kalıp kalmayacağı yönünde araştırma yapılarak, sonucuna göre sanığın kastının tayini gerekirken eksik inceleme ile beraatine karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 01.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.