YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3385
KARAR NO : 2010/3544
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 19 parsel sayılı 214061.13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadim kullanım ve mera komisyon kararı nedeniyle mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 106 ada 19 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı adına tesciline, çekişmeli taşınmazın geriye kalan bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, taşınmazın temyize konu bölümünün niteliği ile ilgili olarak çekişmeli taşınmaz ile ilgili mahkemenin diğer dosyalarında ibraz edilen ziraai bilirkişi raporlarındaki bulgular da değerlendirilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile çevresindeki mera parselinin toprak yapısını mukayese edecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün fotoğrafı çektirilmemiş, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümü ile çevresindeki mera parseli arasında ayırıcı unsur olup olmadığı hususu üzerinde durulmamış, zilyetlik tanıkları dinlenilmek suretiyle zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresi yöntemince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde komşu köylerden; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmaz ile ilgili mahkemenin diğer dosyalarında ibraz edilen ziraat bilirkişi raporlarındaki bulguların da değerlendirilmesi suretiyle, taşınmazın niteliğiyle ilgili olarak ve özellikle çevresindeki mera parselinin toprak yapısı ile çekişmeli taşınmazın toprak yapısını mukayese eder nitelikte ve komşu mera parseli ile çekişmeli taşınmaz arasında ayırıcı unsur olup olmadığını belirtir şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün fotoğrafı çektirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.