YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3545
KARAR NO : 2010/4755
KARAR TARİHİ : 05.07.2010
MAHKEMESİ : KADIKÖY 2. İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’ın beraatine, diğer sanık … hakkında açılan davanın İİK’nun 349/6.maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiş,hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden,Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonunda;
Müşteki vekilinin 13.10.2009 tarihli celsede sanık hakkındaki davasından vazgeçtiği anlaşılmakla, adı geçen sanık için açılan davanın İİK’nun 354.maddesi yerine 349/6.maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesi yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından “Sanık … hakkında feragat nedeniyle iş bu davanın İİK’nun 349/6 gereğince düşürülmesine” ifadesi çıkarılarak yerine “Sanık … hakkında açılan davanın müştekinin feragati nedeniyle İİK’nun 354.maddesi gereğince düşürülmesine” ifadesi yazılmak suretiyle hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesi gereğince düzeltilerek ONANMASINA,
Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonunda ise;
Sanığa isnat edilen suç, İİK’nun 331.maddesinde, ”Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında; dava konusu taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri belirlenerek ve satımına ilişkin belgeler de getirtilerek, sanık ile taşınmazı satın alan sanık … arasında hukuki bir bağ bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak taşınmaz satışının alacaklıları zarara sokmak kastiyle yapılıp yapılmadığının saptanması yoluna gidilmeden eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.