YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3707
KARAR NO : 2011/2892
KARAR TARİHİ : 24.05.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 85, 110 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel sayılı sırası ile 1294902.78 m2, 16048.08 m2, 3473.44 m2, 1025.15 m2 ve 973.24 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 102 ada 85 parsel sayılı taşınmaz ham toprak niteliği nedeniyle davalı Hazine, 110 ada 1 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı nedeniyle D.S.İ Genel Müdürlüğü, 110 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar ise ayrı bir tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine ile ölü oldukları belirtilmek suretiyle davalı … ve müşterekleri adlarına payları oranında tespit edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 102 ada 85 parsel sayılı taşınmaz hakkında, … ve …, tapu kaydına dayanarak 110 ada 1, 2, 3, 4 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, … ise, ayrı bir tapu kaydına dayanarak 110 ada 2, 3, 4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı … ve …’in 110 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik davalarının feragat nedeniyle reddine, 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, davacı …’in 102 ada 85 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının kısmen kabulüne, 102 ada 85 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … adına, geriye kalan bölümünün tespit gibi tesciline; davacı …, … ve …’ün çekişmeli 110 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının kabulüne ve 110 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların davacı …, … ve … adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından Hazineye asaleten, 110 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik D.S.İ Genel Müdürlüğüne izafeten ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, çekişmeli 102 ada 85 parsel sayılı taşınmazın temyize konu (A) bölümünün tarım arazisi olduğu, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Yapılan keşifte beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıklar, taşınmazın temyize konu (A) bölümünün öncesinin davacının babasına ait olduğunu, 1946 yılında ölümü ile taksim neticesinde davacıya kaldığını belirtmişler, ancak davacının murisinin ölümünden tespit tarihine kadar taşınmaz üzerinde davacının zilyet olup olmadığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü hususlarında
beyanda bulunmamışlardır. Zirai bilirkişinin ek raporunda taşınmaz üzerinde hububat ekili olduğu beyan edilmiş ise de, taşınmazın öncesi, ne zamandır tarım arazisi olarak kullanıldığı ve tespit tarihindeki durumu konusunda bilgi içermeyen zirai bilirkişi raporu esas alınarak ve davacının belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde iktisap ettiği taşınmazlarla ilgili yetersiz araştırmaya dayanılarak karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle varsa dayanağı olan kayıtlar getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, ziraatçı ve fen bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, zilyetliğin sürdürülüşü ile ilgili olarak, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraatçı bilirkişiden, önceki raporundaki bulguların da irdelenmesi suretiyle, taşınmazın niteliğiyle ilgili, bilimsel ve teknik verilere dayalı rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, davacının belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde iktisap ettiği taşınmazların tutanakları ile tutanaklar kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilerek miktar sınırlaması yönünden yeniden araştırma yapılmalı, davacının belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde sulu toprakta 40, kuru toprakta ise 100 dönümden fazla taşınmaz iktisap edemeyeceği hususu üzerinde önemle durulmalı, teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulüyle, çekişmeli 102 ada 85 parsel sayılı taşınmazın temyize konu (A) bölümü ile ilgili hükmün BOZULMASINA,
2- Davalı Hazine vekilinin çekişmeli 110 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizine gelince, Mahkemece; davalı D.S.İ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ancak kendisini vekille temsil ettiren davalı D.S.İ genel müdürlüğü lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Davanın, davalı yönünden red kararı ile sonuçlanması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca kendini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı D.S.İ Genel Müdürlüğüne izafeten Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile çekişmeli 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün bu nedenle BOZULMASINA,
3- Davalı Hazine vekilinin çekişmeli 110 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyizine gelince; … ve …’in dava dilekçesi ve duruşma günü davalı …’ın mirasçılarına usule uygun şekilde tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmamış, adı geçenler karar başlığında da gösterilmemiştir. Usulen taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilemez ve esas hakkında hüküm kurulamaz. Mahkemece, davalı tarafın davadan ve duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra işin esasına girilerek iddia ve savunmalar
doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile çekişmeli 110 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara ilgili hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 24.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.