YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/399
KARAR NO : 2010/4704
KARAR TARİHİ : 02.07.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 4 parsel sayılı 2990,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden intikal etmesi nedeniyle bölgede toprak tevzi komisyonunca oluşturulan tapu kayıtları olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 101 ada 4 sayılı parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan yerlerden olduğu, taşınmazın bulunduğu köyde 1962 senesinde Toprak Komisyonunun çalışmalar yaptığı, kaçak ve yitik kişilerden kalan yerler olması nedeniyle Hazine adına tapu kayıtları oluşturulduğu, çekişmeli taşınmazın da bu tapu kayıtları içinde kaldığı iddialarına dayanmıştır. Davacı Hazine’den dayandığı tapu kayıtlan sorulup bu kayıtlar tesislerinden itibaren intikalleri ile getirtilmemiş, Toprak Komisyonunun belirtmelik tutanakları ve haritalan dosya arasına alınmamış, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilmemiş, tutanak tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenilmemiş, kayıtlar ve tutanaklar zeminde yöntemince uygulanıp kapsamları belirlenmemiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle Hazinenin dayandığı tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ve dayanaklarını oluşturan belirtmelik tutanakları, belirtmelik haritaları ve eki olan tüm belgeler ile çekişmeli parselleri dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanakların onaylı suretleri ve dayanaklarını oluşturan kayıtlar getirtilip; mahallinde yerel bilirkişiler, tanıklar, hayatta olan tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte, Hazine’nin dayandığı tapu kayıtlarının haritası, belirtmelik haritası ile çakıştırılarak yerel bilirkişiler yardımı, fen bilirkişisi eli ile uygulanmak suretiyle kapsamları belirlenmeli, bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanıp kayıtların kapsamı duraksamaya imkan vermeyecek şekilde tespit edilmeli, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kamu orta malı ve mera niteliğini taşıyıp taşımadığı, kim tarafından, hangi tarihten beri ne suretle tasarruf edildiği, öncesinin kaçak ve yitik kişilerden intikal edip etmediği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, kayıt uygulamasının, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, keşifte hazır bulundurulacak teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydı, belirtmelik tutanağı ve dava dosyası kapsamını belirten ve keşfi takibe imkan veren kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.